İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/10760 K.2012/21853

Dava, yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borç tahakkuku yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali istemine ilişkindir.

Esas2011/10760Karar2012/21853Tarih14 Kasım 2012Okuma4 dk · 786 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2011/10760 E., 2012/21853 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Kasım 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
No
776-235
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

786 kelime·4 dk okuma

Dava, yaşlılık aylığının kesilmesi ve yersiz ödendiği ileri sürülen aylıklar nedeniyle borç tahakkuku yönündeki davalı SGK Başkanlığı işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

2008 yılının Nisan ayında davalı Kuruma yönelttiği borçlanma başvurusu üzerine Almanya’da geçirdiği süre 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre sosyal güvenliği bakımından değerlendirilerek tahakkuk ettirilen bedeli 05.08.2008 günü ödeyen davacı sigortalıya, 07.10.2008 tarihli tahsis istemine dayanılarak 01.11.2008 gününden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, sonrasında, davacının yurt içinde çalışmasının bulunduğunu saptayan Kurum tarafından 2010 yılının Mart ayında, başlangıç günü itibarıyla aylığın iptal edilerek 01.11.2008 – 2010/Mart döneminde yersiz ödenen tutarlar yönünden borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanağı olan 3201 sayılı Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanunun “Aylık tahsisi ve aylığın başlama tarihi” başlığını taşıyan 6. maddesinin (B) bendinde yer alan, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında çalışmaya başlayanların, çalışmaya başladıkları tarihi izleyen ay başından itibaren aylıklarının kesileceği yönündeki hüküm, 08.05.2008 günü Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 79. maddesiyle değiştirilerek,

bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlardan tekrar yurt dışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışanlar, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar ile Türkiye'de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıklarının, yeniden çalışmaya başladıkları veya ikamete dayalı bir ödenek almaya başladıkları tarihten itibaren kesileceği, 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümlerinin, bu Kanun hükümlerinden yararlanmak suretiyle aylık bağlananlar için uygulanmayacağı kabul edilmiştir.

Sonrasında ise anılan düzenleme, 19.06.2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5997 sayılı Kanunun 15. maddesiyle bu kez kısmen değiştirilerek, 3201 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanarak kendisine aylık bağlananlardan Türkiye'de sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primine tabi olarak çalışılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanacağı benimsenmiştir.

Diğer taraftan, 08.05.2008 günü yürürlüğe giren 5754 sayılı Kanunun 79. maddesiyle 3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 7. maddenin ilk fıkrasında ise, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce hizmet borçlanması isteminde bulunanlardan; borç tahakkuku yapılmış olanların, borç tahakkuku ile ilgili işlemleri devam edenlerin, tahakkuk ettirilen borçlarını ödeyenlerin ve borçlandıkları yurt dışı hizmetleri dikkate alınarak aylık bağlanmış olanların kazanılmış haklarının saklı olduğu belirtilmiştir.

Kanunların geriye yürümesi veya yürümemesi konusunda mevzuatımızda genel bir hüküm bulunmamakta ise de, toplum barışının temel dayanağı olan hukuka ve özellikle kanunlara karşı güveni sağlamak ve hatta kanun koyucunun keyfi hareketlerine engel olmak için, öğretide kanunların geriye yürümemesi esası kabul edilmiştir.

Buna göre, gerek Özel Hukuk ve gerekse Kamu Hukuku alanında, kural olarak her kanun, ancak yürürlüğe girdiği tarihten sonraki zamanda meydana gelen olaylara ve ilişkilere uygulanır; o tarihten önceki zamana rastlayan olaylara ve ilişkilere uygulanmaz. Hukuk güvenliği bunu gerektirir. Kanunların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının istisnalarından birini, beklenen (ileride kazanılacağı umulan) haklar oluşturmaktadır.

Kamu düzeni ve genel ahlaka ilişkin kurallar yönünden de kanunların geriye yürümesi söz konusudur. Yargılama hukukunu düzenleyen kanunlar da, ilke olarak geçmişe etkilidir (Prof. Dr. Necip Bilge, Hukuk Başlangıcı, 14. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara, 2000, sh: 193-194. Prof. Dr. A. ... Gözübüyük, Hukuka Giriş ve Hukukun Temel Kavramları, 18. Bası, Turhan Kitabevi, Ankara 2003, sh: 73; YHGK 13.10.2004 t., 2004/10-528 E., 2004/533 K.).

Şu durumda, 3201 sayılı Kanunun 6. maddesinin (B) bendinde 5997 sayılı Kanunun 15. maddesiyle gerçekleştirilen değişikliğin, geçici 7. madde saklı kalmak kaydıyla, değişikliğin yürürlüğü öncesinde de uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gibi, bu değişik hükmün, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki durum ve uyuşmazlıklarda uygulanmasını gerektirir, yukarıda sıralanan istisnai durumların söz konusu olmadığı da açıktır.

Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde.

3201 sayılı Kanunun, taraflar arasındaki uyuşmazlığın söz konusu olduğu 01.11.2008 – 2010/Mart döneminde yürürlükte bulunmayan, anılan Kanun hükümlerinden faydalanmak suretiyle kendisine yaşlılık aylığı bağlananların 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primi hakkındaki hükümlerine tabi olarak çalışmasına olanak tanıyan 6. maddesinin (B) bendinin davacı hakkında uygulanamayacağı yönündeki mahkeme görüş ve yaklaşımı yerinde ise de, yurt dışı hizmet borçlanmasına ilişkin başvuru tarihi dikkate alındığında, davacının, sözü edilen geçici 7. madde hükmünden yararlanması gerektiği ve bu anlamda kazanılmış hakkının varlığı, dolayısıyla,

hakkında 5754 sayılı Kanun değişikliği öncesine ilişkin hükmün uygulanması gerektiği, buna göre, Türkiye'de sigortalı olarak çalışma olgusunun, 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre bağlanan aylığın kesilmesini gerektirir bir neden olarak öngörülmediği de belirgindir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, 3201 sayılı Kanunun geçici 7. maddesi dikkate alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının isteği durumunda davacıya geri verilmesine, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/10760, K. 2012/21853, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/10760
Karar No
2012/21853
Tarih
14 Kasım 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10760 K.2012/12471
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10762 K.2012/12472
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10763 K.2012/12473
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10766 K.2012/12857
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2011/10767 K.2012/12444
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2011/10769 K.2012/17422

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.