KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/11223 E., 2012/14841 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 64-96
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Davacı önce dava dilekçesi ile 15.09.1989 tarihinden dava tarihine kadar davalı şirkette sigortalı olarak çalıştığını talep etmiş, muhakeme esnasında verdiği dilekçe ile de 2004 yılının 1. ayından 21.04.2009 tarihine kadar sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın davacı tarafından sonradan belirtilen tarihler itibariyle kabulüne, davacının 01.01.2004-21.04.2009 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılardan Kurum vekilinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiştir.
29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (resen) hükmedilmesi gerekir.
Eldeki davada; dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalı Kurum lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi ve kabul ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması, ayrıca gerekçeli kararın hüküm kısmının 1. bendinde yer alan sigortalılık süreleri rakamla 01.01.2004-21.04.2009 tarihleri olarak belirtilmesine rağmen, aynı bendin ilerleyen cümlelerinde “Mart 2009” denmek suretiyle hüküm fıkrasında maddi hata yapılması ve infazda tereddüde yol açılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11223, K. 2012/14841, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama