İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/11676 K.2013/22539

Dava, borçlu olunmadığının tespiti ve yersiz tahsil edilen sigorta primlerinin yasal faiziyle birlikte geri alınması istemine ilişkindir.

Esas2011/11676Karar2013/22539Tarih28 Kasım 2013Okuma5 dk · 984 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2011/11676 E., 2013/22539 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

984 kelime·5 dk okuma

Dava, borçlu olunmadığının tespiti ve yersiz tahsil edilen sigorta primlerinin yasal faiziyle birlikte geri alınması istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı SGK Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Davalı Kurumca yapılan asgari işçilik uygulaması üzerine tahakkuk ettirilerek 2000 yılının Aralık ayına mal edilen sigorta prim borçlarını ödemesi için 07.03.2007 tarihinde davacı işverene yazılan uyarı yazısının 13.03.2007 günü yasal temsilcisine tebliğ edildiği, 05.04.2007 tarihinde Kuruma yönelttiği itirazı reddedilen davacı hakkında bu kez kısmi denetim raporu düzenlenerek borcunun yeniden hesaplanıp 12.05.2009 günü tebliğ edilen yazıyla kendisine bildirildiği, 20.05.2009 tarihinde Kuruma itiraz eden davacının 17.06.2009 günü zamanaşımı yönünden ihtirazi kayıtla anılan borcu ödedikten sonra 12.08.2009 tarihinde işbu davayı açtığı anlaşılmaktadır.

Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 80. maddesinin ilk şekline göre 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre yapılmakta olan Kurumun prim alacağının tahsili, anılan maddenin 4. fıkrasında 08.12.1993 günü yürürlüğe giren 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine tabi kılınmış, 4958 sayılı Kanunun 30.09.2003 tarihinde yürürlüğe giren 38. maddesiyle fıkra yeniden değiştirilerek tahsilde, 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı belirtilmiş, sonrasında,

06.07.2004 günü yürürlüğe giren 5198 sayılı Kanunla fıkradaki “51. maddesi” ibaresi “51 ve 102. maddeleri” olarak değiştirilmiştir.

Buna göre prim ve gecikme zammı yönünden Kurumun alacak hakkı, 818 sayılı Borçlar Kanununun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi iken, 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle 6183 sayılı Kanunun zamanaşımına ilişkin 102 vd. maddeleri geçerli olmuş, ancak, 5198 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesi ile bu maddenin uygulanmayacağı hükme bağlanmıştır.

Şu durumda söz konusu mevzuat kapsamında zamanaşımı süresi bakımından, 08.12.1993 – 05.07.2004 (dahil) döneminde muaccel olan prim ve diğer alacaklar yönünden 6183 sayılı Kanunun 102. ve ardından gelen maddeleri uygulanmakta, anılan maddede yer alan, kamu alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmediği takdirde zamanaşımına uğrayacağı,

zamanaşımından sonra yükümlünün rızaen yapacağı ödemelerin kabul olunacağı yönündeki hüküm karşısında 5 yıl olan zamanaşımı süresinin başlangıcı, alacağın vadesinin rastladığı takvim yılını izleyen yıl başı olarak kabul edilmekte, diğer dönemlere ilişkin olarak Kurumun alacak hakkı ise 818 sayılı Kanunun 125. maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi kılınıp zamanaşımının başlangıç tarihi, anılan Kanunun 128. maddesi gereğince alacağın muaccel olduğu tarih olarak benimsenmekte ve zamanaşımının kesilmesi ile durmasına ilişkin 132. ve ardından gelen maddelerindeki düzenlemeler de uygulama alanı bulmaktadır.

Diğer taraftan 818 sayılı Borçlar Kanununun 62. maddesinde, borçlu olmadığı şeyi isteğiyle veren kimsenin hatalı olarak kendisini borçlu zannederek verdiğini kanıtlamadıkça onu geri alamayacağı, zamanaşımına uğramış olan bir borcu eda veya ahlaki bir görevi yerine getirmek için verilen şeyin geri alınamayacağı belirtilmiştir.

İhtirazi kayıt ileri sürme hakkı, ifa ile doğrudan bağlantılı bir haktır. İhtirazi kayıt ileri sürülmesini gerektiren bir ifanın varlığından söz edebilmek için; hukuksal bir işlemin varlığı, bu işlemle ortaya çıkan borç doğurucu bir ilişkinin gerçekleşmesi gerekir (Halil Yılmaz, Borçların İfasında İhtirazı Kayıt İleri Sürülmesi Ve Uygulaması, Ankara 2002, s. 17).

İhtirazi kayıt için uygulamada bazen önkoşul dendiği de görülmektedir ki ihtirazi kayıt, belli haklarını kullanıp kullanmama konusunda serbestliğini korumak isteyen tarafın sözleşmede veya sözleşmenin taraflara yüklediği edimlerin yerine getirilmesi sırasında (ifa sırasında) çekince, önkoşul ileri sürmesidir.. İhtirazi kayıt ileri sürülmekle varlığı korunmaya alınan hak, kendisinin de içinde var olduğu önceye ait asıl borç ilişkisinin varlığını gerektirir..

Hukuksal ilişkiden kaynaklanan borç, alacaklıya veya onun temsilcisine (bizzat alacaklıya karşı yerine getirilmesinin koşul olduğu durumlar hariç) karşı ifa edilmekle düşer.. Hakkın dayanağı, önceden var olan özel bir hukuksal durumdur ve tek taraflı irade beyanı ile kullanılır. Bu hak kullanılmakla, kişi mevcut hukuksal ilişkinin kendine tanıdığı gelecekteki hak ve alacaklarını koruma altına almış olmaktadır.

Bu hakkın alacaklı tarafından kullanılması, karşı tarafın yani borçlunun kabulüne bağlı değildir.. İhtirazi kayıtta bulunma hakkı, alacaklıya ait bir haktır. Alacaklı olmayan veya alacaklının yetkili kılmadığı kişinin, bu hakkı kullanma hakkı yoktur (A.g.e., s. 41, 42, 44, 45, 47, 49).

Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.03.2006 gün ve 2005/10-755 Esas - 2006/32 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, ihtirazi kayıt, “belirli haklarını kullanmak konusunda serbestisini korumak isteyen tarafın bu husustaki beyanı” olarak tanımlanmaktadır. İhtirazi kayıt ileri sürme hakkı, yenilik doğurucu nitelikte olup bir hukuksal durumu ortaya çıkarmak, var olan hukuksal durumu değiştirmek veya ortadan kaldırmak için kullanılır.

Bu haklar, nitelikleri gereği, sonuçlarını kendiliğinden meydana getirirler. İhtirazi kayıt ileri sürmeye yönelik hak, başka bir hakkı koruyucu nitelikte olmakla, koruduğu hak, asıl alacağa bağlı olan ve henüz ifa edilmeyen yan edimlere ilişkin haklardır.

İhtirazi kayıt ileri sürme hakkının kullanılmamasıyla alacaklının korunan bu haklarını talep etmesi engellenmiş olmakta, bu engellenme itiraz niteliğinde bulunmakta, alacaklının, bu hakkını kullanmakla korumak istediği hakları korunmuş olmakta, bu irade kullanılmadığı takdirde korunmak istenen (fer’i nitelikte) hak düşmektedir. Alacaklının, borcun ifası sırasında veya en geç ifanın arkasından derhal, ifanın tam olarak yapılmadığına ilişkin

çekinceye dair iradesini, borçlu tarafa bildirmemesi, alacaklının borçlu tarafından yapılmayan ifaların yapılmasına ilişkin isteminden üstü örtülü vazgeçtiği anlamını taşımaktadır. Alacaklının ihtirazi kayıt ileri sürmemesi, karşı tarafın ifasını ve ifaya ilişkin davranışı ile ortaya koyduğu iradesini kabul ettiği anlamına gelecektir.

Yukarıdaki yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında yasal 1 aylık süre içerisinde yapılan itiraz sonrasında 1 aylık yasal süresinde açılan, zamanaşımını kesen veya durduran herhangi bir sebebin bulunmadığı dava değerlendirildiğinde, uyuşmazlık konusu prim borcu yönünden 6183 sayılı Kanunun 102. maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirgin ise de 818 sayılı Kanunun 62. maddesi karşısında, zamanaşımına uğramış borç ödendikten sonra geri alınamayacağı gibi, davacı işverenin “edimi yerine getirmekle (prim borcunu ödemekle) yükümlü borçlu”, davalı Kurumun “alacaklı” konumunda yer aldığı, alacaklı tarafa tanınan ihtirazi kayıt ileri sürme hakkının, işverence kullanılamayacağı da açıktır.

Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/11676, K. 2013/22539, 28 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/11676
Karar No
2013/22539
Tarih
28 Kasım 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11702 K.2013/22999
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11706 K.2013/22995
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11709 K.2013/23000
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11710 K.2013/23002
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11714 K.2013/22987
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/11720 K.2013/23632

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.