KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12150 E., 2012/27389 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/753-2011/793
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma
Dava, ödeme emrininin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin süresinde olduğu görülmüş ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor ile dosya incelenmiş olup işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı SGK Başkanlığı tarafından; asıl borçlusu ...Kulübü Derneği olan prim ve gecikme zammı borcunun ödenmemesi nedeniyle, kulüp yönetim kurulu üyesi olan davacı aleyhine 649 sayılı takip dosyasından, 2007/10'uncu ayına ait prim ve gecikme zammı alacağı talebiyle ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından (7) günlük hak düşürücü süre içinde sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, kulüp borçlarından sorumlu olmadığı sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması; önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun m.80 hükmü, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir.
Anılan maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir.
Aynı maddenin onikinci fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Anılan yasal düzenlemeye göre, prim borçlusu, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, üst düzey yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar. HGK'nun 18.02.2009 gün ve 2009/10-36 E., 2009/82 K. sayılı kararında da bu ilkeler belirtilmiştir.
Yukardaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için; işveren kamu kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması; tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunmaları gereklidir.
Somut olayda; davacıdan talep edilen ...Kulübü Derneği'ne ait prim ve gecikme zammı alacağının tahakkuk ettiği tarihte davacının kulüp yönetim kurulu asil üyesi olduğu tespit edilmiştir.
Dosyada mevcut ...Kulübü Derneği'nin 29.9.2007 gün ve 43 sayılı kararının 3. bendinde “...Kulübümüz adına bankalardan hesap açmaya ve hesabımızdan para çekmeye ve alındı belgesi ile bağış toplamaya, belgeleri imzalamaya, Futbol Federasyonu nezdinde Spor Toto-Loto, iddia, TV naklen yayınları havuz sistemi gelirleri, kulübe verilecek her türlü reklamı almaya ve bunlarla ilgili sözleşmeleri imzalamaya, bankalardan çek karnesi almaya ve tanzim ve imza etmeye, ödeme emri imzaya, her nevi kambiyo evrakını (bono, poliçe, çek) keşide etmeye imzaya,
ciro etmeye Başkan yardımcısı ve mali işlerden sorumlu ... imzası şart olmak koşulu ile Başkan ... veya ...'den birinin de imzası olmak koşulu ile en az iki imza ile yetkili kılınmasına ...” denilmiştir.
Belirtilen açıklamalar karşısında; davacının borç döneminde ...Kulübü Derneği yönetim kurulu asıl üyesi olması, yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin 29.9.2007 gün ve 43 sayılı kararda da davacıya temsil ve imza yetkisinin tanınmış olması karşısında, davacının üst düzey yetkili olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu gözetilmeden, belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12150, K. 2012/27389, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama