KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12335 E., 2012/23910 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 657-382
Karar Metni
595 kelime·3 dk okuma
Dava; zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan zararın, 506 sayılı Kanunun 26 ve 87 maddeleri uyarınca davalılardan rücuan alınması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Davalılar vekilinin temyiz istemi yönünden; vekaletname içeriğine göre temyizden feragat etme yetkisi bulunduğu anlaşılan davalılar vekili tarafından, mahkemece verilen karara karşı yasal süresi içerisinde temyiz yoluna başvurulduktan sonra, 07.07.2011 gününde temyiz isteminden vazgeçildiği belirgin olmakla, yöntemince gerçekleştirilen vazgeçme göz önünde bulundurularak davalılar vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE,
2-) Davacı SGK Başkanlığı vekilinin temyiz itirazları yönünden;
Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 26 ve 87. maddeleridir. Mahkemece, davalılardan ... İnşaaat ve Tic A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalı ... yönünden ise, anılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davaya konu somut olayda; ...'in yüklenimindeki ... Otel'in inşaatının 1.katının döşemesi yapılırken 5 metre yüksekten ızgara boşluğundan kazalının düşerek yaralanması sonucu sürekli iş göremez duruma girdiği sabittir.
Mahkemece, uzman bilirkişilerden alınan kusur raporu ile, işveren ...'in %70,kazalı ... ...'ın % 30 kusurlu oldukları,kazalının işvereni konumunda olmayan ve ...'le alt işveren ilişkisi olmayan davalı ... İnşaatın kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmış, bu rapor esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Aynı olay nedeniyle açılan tazminat dosyasında işveren ... %70,kazalı ... ... % 30 kusurlu bulunarak karar verilmişse de sigortalı veya haksahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davasında alınan kusur ve hesap raporu, rücu davasında bağlayıcı değil, güçlü delil niteliğinde olup; iş bu rücu davasında bağlayıcılığından söz edilemez.
Somut olayda çözümlenmesi gerekli sorun, davalılardan ... ile ... İnşaat ve San Tic A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin işveren-aracı biçiminde olup olmadığıdır.
506 sayılı Kanunun 87. maddesi hükmüne göre aracı, bir işte veya bir işin bölüm veya eklentisinde işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3. kişidir. Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir. İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenler de asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise asıl işverenden istenilen işin, asıl iş ya da işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. 506 sayılı Kanunun 87. maddesi kapsamında asıl işveren-taşeron ilişkisi bulunduğunun saptanması halinde ise, asıl işverenin, taşeronun kusur payından sorumluluğunun kabulü zorunludur.
Mahkemece, yapılacak iş, zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalıyı çalıştıran ... ile diğer davalı ... İnşaat San ve Tic A.Ş. arasındaki hukuki ilişkinin saptanması, davalı ...'in asıl işveren olan ... İnşaat ve Tic San A.Ş.'nin en büyük pay sahibi, yönetim kurulu başkan vekili ve genel müdür oluşu ayrıca, işe giriş bildirgesine göre kazalının işvereni konumunda olması hususları birlikte değerlendirilerek şirkete ait ticaret sicili kayıtları, yönetim kurulu kararları ve sair deliller toplanmak suretiyle davalı ...'in işveren-alt işveren olup olmadığının tespit edilerek bilahare belirtilen nitelikte kusur raporu alınmasıdır.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli, hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12335, K. 2012/23910, 30 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama