KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12341 E., 2012/22032 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 543-157
Karar Metni
448 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davacının kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1) Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hüküm İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8. maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm, 07.06.2011 tarihinde davalıya tebliğ edilmiş, temyiz ise, 17.06.2011 tarihinde vuku bulmuştur. Şu duruma göre, davada 8 günlük temyiz süresi geçmiştir.
O halde, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak, temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine ilişkin 27.04.2011 tarihli ek kararın ONANMASINA,
2) Davalılardan SS 26 Nolu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davacı, 21.11.1996 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya sosyal sigorta yardımlarının; 02 ... 057 plakalı araç sürücüsü davalı ... ile aracın işleteni olduğu iddia edilen davalı SS 26 Nolu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nden rücuan ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı SS 26 Nolu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nin işletenlik sıfatına ilişkin herhangi bir araştırma yapılmaksızın, davalı ... ile davalı Kooperatif'in birlikte % 100 kusurlu olduğu kabul edilip, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1479 sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında rücu edilecek kişilerin sorumlulukları; öncelikle üçüncü kişinin suç sayılan hareketi ile yasada belirtilen sosyal sigorta yardımlarının yapılmasını gerektiren bir halin doğması ve sigortalı ya da hak sahiplerine bu yardımların yapılması koşuluna bağlanmıştır. Diğer taraftan, davalı araç malikinin sorumluluğuna dayanak kılınan 1479 sayılı Kanunun 63. maddesinin 3396 sayılı Kanunla değiştirilen 2. fıkrasında yer alan "...araç maliklerine..." ibaresi; Anayasa Mahkemesinin 27.03.2000 tarih ve 2001/343 E. 2002/41 K. sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal kararı 13.11.2002 gün ve 24935 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Bu durumda, araç malikinin, 1479 sayılı Kanunun 63. maddesi kapsamında, Kurumun rücu alacağından sorumluluğu ancak anılan yasanın öngördüğü "diğer sorumlular" kavramı kapsamında 2918 sayılı Kanunun 3. maddesi hükmünde öngörülen tanım çerçevesinde işleten sıfatına haiz bulunması; bir başka anlatımla, trafik sicilinde adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki fiili hakimiyeti ile, aracın tehlikesi kendisine ait olmak üzere, kendi nam ve hesabına işletiyor olması halinde mümkündür.
Somut olayda, ceza dosyasının tetkikinden kayıt malikinin dava dışı ... olduğu anlaşılmakla birlikte, mahkemece, davalı Kooperatifin işleten sıfatı yöntemince araştırılmaksızın, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan SS 26 Nolu ... Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12341, K. 2012/22032, 15 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama