KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12436 E., 2012/19638 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 292-92
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma
Dava, trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan ödemeden oluşan Kurum zararının rücuan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı Kurum, 19.02.2006 tarihinde meydana gelen trafik-iş kazası sonucu ölen sigortalı işçi ...’in hak sahiplerine bağlanan gelirler ile yapılan cenaze yardımından oluşan sosyal sigorta yardımlarının, zararlandırıcı sigorta olayına karışan aracın kusurlu sürücüsü davalı ... ile sigorta şirketinden, 506 sayılı Kanunun 26/2. maddesi uyarınca rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, Anayasa Mahkemesinin 506 sayılı Kanun’un 26’ncı maddesine yönelik iptal kararı gözetilmek suretiyle belirlenen kusur oranına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun’un 26/2’nci maddesinde; iş kazası veya meslek hastalığı, üçüncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edileceği yönünde düzenleme yapılmıştır.
Motorlu araçların neden oldukları kazalarda ise Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, Karayolları Trafik Kanunu kapsamında kişiye gelen zararları “tedavi giderleri” ve “tedavi giderleri dışında kalan ölüm dâhil bedeni zarar” olmak üzere poliçede kişi ve kaza başına öngörülen sorumluluk limitleri dâhilinde karşılamak zorundadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98/3’üncü fıkrası ile de.
“Zarara sebep olan aracın bilinmemesi veya geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması veya sigortacının iflas etmesi veya çalınan aracın işleteninin sorumlu tutulamaması hallerinde” giderlerin, 108 inci maddede öngörülen Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı tarafından ödenir” hükmü yer almaktadır. Bir başka deyişle.
Trafik Garanti Sigortası(Güvence) Hesabı’nın sorumluluğu kimliği tespit edilemeyen veya geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusuru oranında ve kaza anında geçerli zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçe limitleri ile sınırlıdır.
Öte yandan; isteğe bağlı mali mesuliyet sigortası, motorlu araç işleteninin bu aracın işletilmesinden dolayı, Karayolları Trafik Kanunu ve Genel hükümlere göre oluşan ve zorunlu mali sorumluluk sigortası limitleri dışında kalan hukuki sorumluluğunu sigorta poliçesinde yazılı azami limiti kadar güvence altına aldığından, sigortacının sorumluluğu; zorunlu malî mesuliyet (trafik) sigortasında belirlenen limit üzerinde kalan maddî zarar miktarı ile sınırlı olacaktır.
Somut olayda; davaya konu zararlandırıcı sigorta olayına karışan 06 ... 708 plaka sayılı aracın olay tarihini kapsayan herhangi bir geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmadığı iddia edilmekte olup, davalı ... şirketinin aracı kasko ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında sigortaladığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; söz konusu aracın olay tarihini kapsayan herhangi bir geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
Davalı ... şirketinin Kurum zararından sorumluluğunun; araştırma sonucunda zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin bulunduğunun anlaşılması halinde sigortalayan şirketin, bulunmadığının anlaşılması halinde Güvence Hesabının sorumlu olduğu, olay tarihinde geçerli limitin üzerinde kalan kısmından, ihtiyari mali sorumluluk sigortası poliçesinde öngörülen limiti aşmamak üzere sorumlu olacağının değerlendirilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12436, K. 2012/19638, 18 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama