KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/12781 E., 2012/21909 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
- No
- 91-334
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... Makine İnş. Taah. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan ve Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını isteyen davalı ... Makine İnş. Taah. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi hükmü uyarınca, duruşma için gerekli tebligat giderlerini vermediği anlaşıldığından, duruşma isteğinin bu nedenle reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davalı ... Makine İnş. Taah. Nak. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin tüm, davacı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) İş davalarına bakmak üzere ilk defa 1950 yılında 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu ile bir özel mahkeme türü olan iş mahkemelerinin kurulduğu, ancak ayrı iş mahkemesi bulunmayan yerlerde, anılan Kanunun 1/3. maddesi gereği Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'nun bir asliye hukuk mahkemesini görevlendireceği, bu mahkemenin iş davalarına, iş mahkemesi sıfatıyla ve İş Mahkemeleri Kanunu'nda öngörülen yargılama usulüne göre bakacağı, bu anlamda ayrı özel mahkeme bulunmayan yerlerde davanın genel mahkemelerde, "özel mahkeme sıfatıyla bakıldığı belirtilmek suretiyle" görülmesi gerekmektedir.
Öte yandan; 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8. maddesi hükmüne göre, iş mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararlara karşı temyiz süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.
Eldeki dosyada, gerekçeli karar başlığında davaya "İş Mahkemesi Sıfatıyla" bakıldığının belirtilmemiş olması ve temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olarak gösterilmiş olması isabetsiz ise de, bu durum sonuca etkili olmadığından, bozma sebebi yapılmamıştır.
3-) Dosya kapsamından, peşin sermaye değerli gelirin sosyal yardım zammı dahil olmak üzere 62.850,22 TL olduğu, 12.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda, davalıların % 100 kusurlu olduğunun belirtildiği, Kurumun % 100 kusur karşılığı talep edebileceği peşin değerli gelirin 62.850,22 TL olduğu, davacı Kurum talebinin ise % 100 kusur karşılığı olan miktardan daha düşük olması sebebiyle, peşin değerli gelir yönünden Kurum alacağının talep doğrultusunda 13.318,97 TL olarak belirlenmesi gerekirken, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucunda, 12.570,04 TL olarak belirlenmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince temyiz edenin sıfatına göre düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/12781, K. 2012/21909, 14 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama