KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/13728 E., 2012/18634 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1034-404
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma
Dava, 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanun’un 24’üncü maddesi uyarınca; anılan kanun kapsamındaki Bağ-Kur sigortalılığının temel ve ön koşulu “kendi nam ve hesabına bağımsız çalışma” olup, aynı Kanun’un (a) ve (b) bentlerinde “gelir vergisi mükellefi olanların mükellefiyetlerini gerektiren faaliyetlerine son verdikleri”, “gelir vergisinden muaf olanlar ile vergi kaydı bulunmayanların Esnaf ve Sanatkârlar sicilinden veya kanunla kurulu meslek kuruluşlarındaki üye kayıtlarının silindiği” tarihten itibaren zorunlu Bağ-Kur sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmekte ise de;
gelir vergisi, meslek kuruluşu ve Esnaf Sanatkârlar sicili kayıtları, sigortalıların gerek kendi nam ve hesabına kazanç temini için bağımsız çalışmalarının varlığı ve başlangıcı, gerekse sona erdiği tarih bakımından yasal karine teşkil etmektedir ve aksinin taraflarca ispatı mümkündür.
Somut olayda; davacının, 10.01.1990 – 01.05.1991 ve 28.05.1996 tarihinden itibaren kısa süreli kesintiler bulunmakla birlikte devam eden vergi kaydı, 26.01.1999 – 31.12.2004 tarihleri arasında Oto Sanatkârlar Odası ve 14.04.1999 – 25.01.2005 tarihleri arasında da Esnaf ve Sanatkârlar Sicil kaydı bulunmaktadır. Söz konusu vergi kaydına istinaden 20.04.1999 intikalli bildirge ile davacının 10.01.1990 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur tescili yapılmıştır.
Sigortalılığı Uyuşmazlık konusu yapılmadan devam ederken, davalı Kurum tarafından 2010 yılında yapılan işlemle sigortalılığı yeniden düzenlenerek; herhangi bir vergi, oda veya sicil kaydı bulunmayan 01.05.1991 – 28.05.1999 tarihleri arasındaki sigortalılığı iptal edilmiştir.
Bunun üzerine açtığı eldeki davada; davacı, iptal edilen anılan dönem primlerini ödediği gerekçesiyle sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece, davacının iyiniyetle prim ödediğinden ve primlerin davalı Kurum tarafından 10 yıldan fazla süre kullanıldığından bahisle davanın kabulü ile istem hüküm altına alınmıştır.
Ancak, uyuşmazlığa ve kabule konu 01.05.1991 – 28.05.1999 tarihleri arasındaki döneme ait sigorta primlerinin 1999 yılında icra tehdidi altında ve af kanununa tabi olmaksızın ödendiğinin anlaşılması sigortalılığa esas kayıtlarının bulunmaması ile davacının anılan dönemde kendi nam ve hesabına çalışmasını ispat edememesi nedeniyle, primlerin sonradan geçmişe yönelik olarak ödenmiş olması sigortalılık hakkı kazandırmayacağından; davanın reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/13728, K. 2012/18634, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama