KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/14062 E., 2012/23980 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 372-370
Karar Metni
861 kelime·4 dk okuma
Dava, davalı SGK Başkanlığı tarafından 01.10.2007 tarihi itibariyle hatalı belirlendiği ileri sürülen yaşlılık aylığının tespiti ile fark aylıkların ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüyle 2010 Ocak ayı itibariyle tespite karar verilmiştir.
Hükmü, tarafların avukatlarının temyiz etmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının avukatının temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-)Davacıların avukatının temyiz itirazlarına gelince;
20.04.1982 tarihi itibarıyla (1.) basamak üzerinden 1479 sayılı Kanun hükümlerine göre zorunlu sigortalı olarak tescil edilen davacının, basamak yükseltme hakkından yararlanmak için davalı Kuruma başvurarak basamağının 12’den 23’e yükseltilmesini istediği, tahakkuk ettirilen sigorta prim borcunu yasal süresi içerisinde ödemesi üzerine 01.09.2004 tarihinde (23.) basamağa yükseltildiği, sonrasında 01.10.2007 tarihi itibarıyla (24.) basamak üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan ve 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Kanunun, “Basamak yükseltme hakkı” başlıklı geçici 2’nci maddesinde, 1479 sayılı Kanuna tabi sigortalılar yönünden basamak yükseltme hakkının kapsamı ve koşulları ile intibak esasları belirlenmiş, basamak yükseltme primlerinin hesaplanma yöntemi de, 07.08.2003 gün ve 2003/6 sayılı Kurum genelgesinde ortaya konulmuştur.
Nimet - külfet dengesi, sosyal güvenlik hukukunun temel ilkelerinden biri olup, anılan ilke, gelecekte elde edeceği sosyal sigorta yardımlarına karşılık olarak daha fazla prim ödeme külfeti altına giren sigortalıların, fazladan katlanılan külfet karşılığında daha çok yardıma hak kazanması gereğini doğurmaktadır.
Başka bir anlatımla, sosyal güvenlik kuruluşlarınca sigortalılardan alınacak primlerle ileride yapılacak yardımlar arasında mutlak bir bağlantı, paralellik sağlanmalıdır.
Basamak yükseltme olanağı sağlayan kanun ile, konuya ilişkin uygulamayı biçimlendiren diğer düzenlemeler, primlerin, sosyal güvenlik kuruluşu tarafından sigortalılık süreci içerisinde tahsil edilip nemalandırılması ve aktüeryal dengeyi bozmayacak biçimde sigorta yardımlarına yansıtılması gerekleri gözetilerek oluşturulmuş, bu düzenlemelerde, basamakta bekleme süresini tamamlayacak olan ayların primleri,
basamak yükseltme farkı da dikkate alınarak sigortalının istemde bulunduğu tarihte yürürlükte olan gelir tablosuna göre prim borcunun hesaplanması ve basamak intibaklarının yapıldığı günden itibaren üç yıl sonra yaşlılık aylığı yönünden değerlendirilebilmesi olanağı öngörülmüştür.
Sıralanan maddi ve hukuki olgular ile anılan geçici 2’nci maddede yer alan, basamak yükseltme tutarının ödenmesi durumunda, sigortalının, ödemenin tam olarak karşıladığı basamağa intibak ettirileceği yönündeki düzenleme birlikte göz önünde bulundurulduğunda, basamak satın alma hakkından yararlanan sigortalılar yönünden, 1479 sayılı Kanunun geçici 11’inci maddesi gereğince, yaşlılık aylığının 01.01.2000 tarihi öncesi ve sonrası döneme ilişkin hesaplanmasında, satın alınan basamakların geçmişe yönelik olarak da intibak işlemi gerçekleştirilmek suretiyle değerlendirilmesi ve aylık tutarının buna göre saptanması gerekmektedir.
Belirtilmelidir ki, 4447 sayılı Kanunla değişik 1479 sayılı Kanunun “Yaşlılık aylığının hesaplanması” başlığını taşıyan 36’ncı maddesiyle, aylık hesabında ilk kez “Ağırlıklı Ortalama” kavramı getirilmiş, 1479 sayılı Kanuna 4447 sayılı Kanunla eklenen geçici 11’inci maddede ise, 4447 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da, bu Kanun döneminde sigortalılıkları süregelenlerin aylık hesabının ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır.
Şu durumda tüm bu yasal düzenlemeler çerçevesinde; söz konusu geçici 11’inci maddeye göre, 01.01.2000 tarihinden önce sigortalı olup da, bu Kanun döneminde aylık bağlanacak sigortalıların, 01.01.2000 tarihi öncesine ilişkin (A) aylığı hesabında, basamak satın alma suretiyle yapılan intibak tarihinden, 1479 sayılı Kanunun 4447 sayılı Kanunla değiştirilen “Gelir basamaklarının yükseltilmesi” başlıklı 52’nci maddesi ile belirlenen basamak yükseltme esaslarına göre;
geriye doğru gidilmek suretiyle 01.01.2000 tarihi itibarıyla bulunulan gelir basamağı belirlenmeli, belirlenen bu gelir basamağının, 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki gelir tutarı karşılığı ve diğer aylık hesap unsurları gözetilerek (A) aylığı hesaplanmalıdır.
01.01.2000 tarihi öncesi sigortalı olup da, bu Kanun döneminde aylık bağlanacak sigortalıların, 01.01.2000 tarihi sonrası döneme ilişkin (B) aylığının belirlenmesinde dikkate alınması gereken “Ağırlıklı Ortalama” hesabında ise, öncelikle, 01.01.2000 günü ile yaşlılık aylığı istem tarihi arasında sigortalı olarak fiilen bulunulan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden, 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar gözetilerek,
böylece, fiilen geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama bulunmalı, sonrasında, satın alınan basamaklar ve bu basamaklardaki bekleme süreleri üzerinden, yine, 01.07.2003 tarihli gelir tablosundaki karşılığı tutarlar dikkate alınarak, basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin ağırlıklı ortalama belirlenmeli, bulunan her iki (fiilen geçen sürelere ilişkin/basamak yükseltilerek geçen sürelere ilişkin) ağırlıklı ortalama toplanarak (B) aylığı hesabına esas “Ağırlıklı Ortalama” saptanmalı, bu saptama yapıldıktan sonra diğer aylık hesap doneleri de dikkate alınarak (B) aylığı hesaplanmalıdır.
(A) ve (B) aylıklarının toplanması suretiyle elde edilen tutara, ilgili yasal mevzuatta öngörülen sosyal destek ödemesi eklenmeli, 01.01.2004 tarihinden itibaren güncelleştirme denilen ve artışa yönelik olan yasal mevzuatta (5073, 5282, 5454, 5565 sayılı Kanunlar gibi) gösterilen artış oranları uygulanarak, tahsis başvuru tarihi itibarıyla sigortalıya bağlanması gereken yaşlılık aylığı miktarı belirlenmelidir.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.10.2011 gün ve 2011/21-497 Esas - 2011/583 Karar sayılı ilamında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemenin yapacağı iş; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler çerçevesinde davacıların murisine 01.10.2007 itibariyle bağlanması gereken yaşlılık aylığının ne olması gerektiği ve davanın açıldığı 14.04.2009 tarihine kadar toplam eksik ödeme miktarı (yazılacak müzekkereye bozma ilamı eklenmek suretiyle) davalı Kuruma sorulup belirlenerek, cevaba davacıların itirazı olması halinde ehil bilirkişiden aynı yönteme uygun rapor alınarak sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemenin bu maddi ve hukuki olguları gözardı ederek eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14062, K. 2012/23980, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama