KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/14589 E., 2012/25344 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2009/364-2011/275
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin tazmini istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ile davalı avukatlarınca temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 26. Maddesi olmasına, anılan maddedeki “Halefiyet” ilkesi uyarınca, kurumun rücu alacağı, hak sahiplerinin tazmin sorumlularından, isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken.
Anayasa Makemesinin 23.11.2006 gün ve 2003/10 Esas ve 2006/106 sayılı kararı ile anılan yasa maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” bölümünün Anayasa’ya aykırılık nedeniyle iptalinden sonra bu madde uyarınca açılan davalarda artık “halefiyet ilkesi’ne” dayanılamayacağı, kurumun rücu hakkının hukuki temelinin (halefiyet değil) bundan böyle; yasadan doğan, sigortalı ya da hak sahibi kimselerin alacaklarından bağımsız, kendine özgü “Basit Rücu” hakkına dönüşmüş olması gözetildiğinde;
sigortalı veya hak sahipleri tarafından tazmin sorumluları aleyhine açılan tazminat davalarında alınan kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporunun, rücu davasında bağlayıcı niteliği bulunmamakla birlikte güçlü delil niteliğinde olduğunun kabulünün gerekmesine (Hukuk Genel Kurulu 17.01.2010 tarih 2010/10-10 Esas, 2010/14 Karar sayılı Kararı), tazminat dosyasında alınan kusur raporunun maddî olaya, 506 sayılı Kanunun 26. maddesi ve İşçi sağlığı ve iş güvenliği mevzuatına uygun olması nedeniyle iş bu rücu davasında hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre,
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14589, K. 2012/25344, 11 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama