KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/14838 E., 2012/27387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/173-2011/301
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma
Dava, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği gibi davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm, davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Temyiz isteğinin süresinde olduğu görülmüş, Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor ve dosya incelenmiş olup işin gereği düşünüldü, aşağıdaki karar tespit edildi:
Davalı SGK Başkanlığı tarafından; asıl borçlusu ... Turizm San. A.Ş. olan prim ve gecikme zammı borcunun ödenmemesi nedeniyle, şirket yönetim kurulu üyesi olan davacı aleyhine 2007/17123, 2008/11371, 2008/11373, 2009/45048, 2009/20262 sayılı takip dosyalarından, 2003/6-2008/6 ayları arası muhtelif aylara ait prim ve gecikme zammı alacağı talebiyle ödeme emri tebliğ edilmiştir. Davacı tarafından (7) günlük hak düşürücü süre içinde sorumluluk koşullarının oluşmadığı ileri sürülerek, ödeme emrinin iptali isteğiyle dava açılmıştır. Mahkemece, davacının temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığı, şirket borçlarından sorumlu olmadığı sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Somut olayda da; 2008/11371 ve 2009/20262 sayılı takip nedeniyle davacıya ödeme emri tebliğ edilip edilmediği, irdelenmeksizin yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması,
2-Türk sosyal sigortalar sistemi, ağırlıklı olarak primli rejime dayanır. Kurumun sosyal sigorta yardımlarını sağlaması; önemli gelir kaynağı olan sigorta primlerinin zamanında ve eksiksiz ödenmesine bağlıdır. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun m.80 hükmü, primlerin zamanında ve düzenli olarak tahsilini sağlamaya yöneliktir.
Anılan maddenin birinci fıkrası hükmüne göre, işveren, bir ay içinde çalıştırdığı sigortalıların primlerine esas tutulacak kazançlar toplamı üzerinden bu Kanun gereğince hesaplanacak prim tutarlarını ücretlerinden kesmeye ve kendisine ait prim tutarlarını da bu miktara ekleyerek en geç ertesi ayın sonuna kadar Kuruma ödemeye mecburdur.
Süresinde ödenmeyen prim ve diğer kamu alacakları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Kurumca tahsil edilecektir.
Aynı maddenin onikinci fıkrasına göre de; sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın, birinci fıkrada belirtilen süre içerisinde tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşlarının tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzel kişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Anılan yasal düzenlemeye göre, prim borçlusu, primlerin ödenmesi gereken son gün itibariyle de olsa, üst düzey yönetici oldukları dönemlerde ödenmesi gereken ve tahakkuk eden primlerden sorumlu tutulmalıdırlar. HGK'nun 18.02.2009 gün ve 2009/10-36 E., 2009/82 K. sayılı kararında da bu ilkeler belirtilmiştir.
Yukardaki düzenlemelerden anlaşılacağı üzere; prim alacağının tahakkuk ettiği ve ödenmesi gereken dönemde, işveren ile birlikte müteselsilen sorumluluk koşullarının oluşması için; işveren kamu kurum ve kuruluşu ise kamu görevlilerinin tahakkuk ve tediye ile görevli olması; tüzel kişiliğe haiz diğer işyerlerinde ise üst düzey yönetici ya da yetkilisi ve kanuni temsilci sıfatıyla işveren tüzel kişiliği temsil ve ilzama yetkili bulunmaları gereklidir.
Somut olayda; davacıdan talep edilen ... Turizm Sanayi A.Ş. 'ye ait prim ve gecikme zammı alacağının tahakkuk ettiği tarihte davacının yönetim kurulu üyesi olduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut ... Turizm Sanayi A.Ş.'nin 17.10.2007 tarihli yönetim kurulu kararı ile "gerçek ve tüzel kişilerle şirketin ticari konusu ile ilgili protokol ve sözleşme yapmaya şirket yönetim kurulu üyesi ...'in imza,temsil ve ilzama yetkili kılınmasına karar verildi” denilmiştir.
Belirtilen açıklamalar karşısında; davacının borç döneminde ... Turizm Sanayi A.Ş.'nin yönetim kurulu üyesi olması, yönetim kurulu üyelerinin görev dağılımına ilişkin 17.10.2007 tarihli kararda davacıya temsil ve imza yetkisinin tanınmış olması karşısında, davacının üst düzey yetkili olduğu ve sorumluluğunun bulunduğu gözetilmeden, belirtilen şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı SGK Başkanlığı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14838, K. 2012/27387, 27 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama