KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/14942 E., 2012/27174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1005-699
Karar Metni
447 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin tüm, davalı ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın, yürürlüğü sonrasında gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanması, davaya konu iş kazasının da 04.06.2009 tarihinde meydana gelmiş olması karşısında, davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 21. ve 76. maddeleri olduğu halde, mahkemece, yanılgılı değerlendirme sonucunda, davanın yasal dayanağının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi olarak gösterilmiş olması; 07.06.1998 doğumlu ... ... ile 07.06.2004 doğumlu ...'ın yaşları itibariyle, anneleri davalı ...'ya velayeten davalı olarak gösterilmeleri gerekirken, karar başlığında ayrıca davalı olarak gösterilmiş olmaları isabetsizdir.
3-) “Motorlu araçların neden oldukları kazalarda yaralanma halinde sigortacı; yaralanma nedeniyle yapılan ilk yardım, muayene ve kontrol veya bu yaralanmadan ötürü ayakta, klinikte, hastane veya benzeri yerlerdeki iyileştirme giderleri ile bu iyileştirmenin gerektirdiği diğer masraflar”ı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası teminat limitleri içerisinde kalmak koşuluyla zarar görene, Karayolları Trafik Kanunu’nun 98’inci maddesi uyarınca ödemekle yükümlüdür.
Ayrıca, aynı maddenin 3’üncü fıkrası ile de; “zarara sebep olan aracın bilinmemesi veya geçerli bir zorunlu mali sorumluluk sigortasının bulunmaması veya sigortacının iflas etmesi veya çalınan aracın işleteninin sorumlu tutulamaması hallerinde, birinci fıkrada belirtilen giderler, Karayolu Trafik Garanti Sigortası Hesabı tarafından ödenir” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davalı ...'nun murisi olan...'nun yönetimindeki aracın kaza tarihi itibariyle poliçesinin mevcut olup olmadığı yöntemince araştırılmamıştır. Dosya kapsamından, 04.06.2009 tarihli trafik kazası tespit tutanağında aracın... Sigorta A.Ş. tarafından 28...14 poliçe numarası ile sigortasının bulunduğunun yazılı olduğu, davalı ...'nun cevap dilekçesinde eşi muris ...'nın yönetimindeki aracın...
Sigorta A.Ş. tarafından 28...14 poliçe numarası ile sigortalandığını belirttiği, ... tarafından da temyiz aşamasında ... Genel Sigorta A.Ş tarafından sigortalanan araca ait poliçe örneğinin ibraz edildiği anlaşılmış olup, mahkemece kaza anında geçerli bir poliçenin bulunup bulunmadığı yöntemince araştırılmadan, eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı biçimde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz, hükmü temyiz etmeyen davalı ... ( kendi adına asaleten, çocukları ... ... ile ... adına velayeten ) yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış haklar bozma üzerine verilecek kararda dikkate alınmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu davanın reddi yönünde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalı ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/14942, K. 2012/27174, 26 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama