KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/15322 E., 2012/24857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 31-425
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Dava, bir kısım hizmetin birleştirilerek yaşlılık aylığının yeniden hesaplanması ile fark aylığın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
05.09.1979 tarihinde başlayan 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı süreleri ile Avukatlık Topluluk sigortası değerlendirilerek 17.10.2007 tarihli tahsis talebine istinaden 6609 gün prim gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanunun geçici 8/B-b maddesi uyarınca 01.11.2007 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlanan davacı; yaşlılık aylığının eksik hesaplandığı iddiasıyla, yedek subay olarak askerlik yaptığı sürelerdeki 5434 sayılı Kanun kapsamında sigortalı süreleri birleştirilerek aylığının yeniden hesaplanmasını ve buna göre belirlenecek fark aylıkların yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davacının yedek subay olarak askerlik yaptığı 15.08.1990 tarihinden sonraki 1 yıl 3 aylık 5434 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalı süreleri nazara alınarak yapılan hesaplama uyarınca davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanunun amacı; hiçbir kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ve hak sahiplerine, değişik kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.03.2010 gün 2010/10-126-133 sayılı kararı).
Bu nedenle; mevcut hizmeti ile kendisine yaşlılık aylığı bağlanmış olan ve tahsis talebi sırasında hizmet birleştirmesi talebinde bulunmayan davacının, tahsisten üç yıl sonra açtığı dava uyarınca hizmet birleştirmesi yapılması ve giderek geçmişe yönelik fark aylık hesabı mümkün olmadığı nazara alınarak davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/15322, K. 2012/24857, 7 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama