KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/15997 E., 2012/20287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 25-228
Karar Metni
482 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı şirket nezdinde 1991 yılından 2008 yılının sonlarına kadar aralıksız çalıştığını iddia ile davalı tarafından kuruma bildirilmeyen çalışmalarının sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle; davanın kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde 01.01.1991 tarihi ile 17.07.2008 tarihi arasında davalı yanında hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığının ve kuruma eksik bildirilen hizmet sürelerinin olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum avukatının, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Mahkemece, verilen hükümde davacının talebine göre, 2008 yılı sonuna kadar değil de, 17.07.2008 tarihine kadar tespit yapılması karşısında, bir kısım talebinin reddedildiği, bu durumda, davacının istemine ve temyiz eden Kurum sıfatına göre, hükmün kısmi kabul niteliğinde olduğu anlaşılmakla, avukatla temsil edilen davalı SGK lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekâlet ücretine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
3-) Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.03.2006 gün ve 2006/1-163 Esas, 2006/76 sayılı kararında da belirtildiği üzere davada, kısmen kabule karar verildiğine göre 6100 sayılı HMK.'nun 312 ve 323. maddelerine uygun şekilde, tarafların haklı çıktıkları oranda yargılama giderlerinin paylaştırılarak karar verilmesi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yargılama giderlerinin tamamının davalılara yükletilmesi hukuka aykırıdır.
4-) Kabule göre de, tespitine karar verilen dönem içinde Kuruma yapılmış bildirimlerin tekrar tespitinde, davacının hukuki yararının bulunmadığı gözetilmeksizin, mahkemece, sadece, eksik sürelerinin olduğu belirlemesi yapılarak, bu sürelerin hangi süreler olduğunun belirlenmemesi ve tespit edilen sürelerden dışlanmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/15997, K. 2012/20287, 5 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama