KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/16480 E., 2012/26746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2010/4-2011/620
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma
Dava, yersiz ödemenin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun, Sigorta primi işveren hissesi teşviki başlıklı 4. maddesindeki; “31/12/2012 tarihine kadar uygulanmak üzere 2 nci maddenin (a) bendi kapsamındaki illerde;
a) 1.4.2005 tarihinden itibaren yeni işe başlayan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, en az on işçi çalıştırmaları koşuluyla, bu iş yerlerinde çalıştırdıkları işçilerin,
b) (Değişik: 28/3/2007-5615/24 md.) 1.4.2005 tarihinden önce işe başlamış olan gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinden asgarî on işçi çalıştıranların iş yerlerinde fiilen çalışan işçilerin,
Prime esas kazançları üzerinden 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 72 ve 73 üncü maddeleri uyarınca hesaplanan sigorta primlerinin işveren hissesinin; organize sanayi veya endüstri bölgelerinde kurulu iş yerleri için tamamı, diğer yerlerdeki iş yerleri için yüzde sekseni Hazinece karşılanır.
Hazinece karşılanacak tutar, işçi sayısı ile Sosyal Sigortalar Kanununun 78 inci maddesi uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınırına göre hesaplanan işveren hissesi prim tutarının çarpımı sonucu bulunacak değer üzerinden, yukarıda belirtilen oranlara göre saptanan tutarı aşamaz.
İşveren hissesine ait primlerin Hazinece karşılanabilmesi için işverenlerin çalıştırdıkları sigortalılarla ilgili olarak 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu uyarınca aylık prim ve hizmet belgelerinin yasal süresi içerisinde Kuruma verilmesi ve sigortalıların tamamına ait sigorta primlerinin işçi hissesine isabet eden tutarı ile Hazinece karşılanmayan işveren hissesine ait tutarın ödenmiş olması şarttır.
Bu maddeye göre işveren tarafından ödenmesi gereken primlerin geç ödenmesi halinde, Hazinece Kuruma yapılacak ödemenin gecikmesinden kaynaklanan gecikme zammı, işverenden tahsil edilir.” düzenlemesini içermektedir.
Somut olayda, davalı Kurum, 4.4008.01.01.1003221.030.06-96 sicil sayılı işyerinin 5615 sayılı Kanun kapsamında olduğunu beyan etmesi karşısında; davaya konu 05.05.2008 – 01.01.2010 tarihleri arasında kalan dönemde anılan işyerinden davacıdan tahsil edilen Sosyal Güvenlik Primi, İşsizlik Sigortası Primi, Damga Vergisi ve bunlar için ödenen gecikme zamları ayrı ayrı; ayrıca tahsil edilmişse Hazineden tahsil edilen prim miktarı ile dönemleri ve varsa davacıdan yersiz tahsil edilen Sosyal Güvenlik Primi ayrıntılı şekilde davalı Kurumdan sorulup belirlendikten;
buna davacının itirazı olması halinde, konuda uzman bilirkişiden, sözkonusu olursa Kurum cevabı ile kendi tespit ettiği rakamlar arasındaki farkların nereden kaynaklandığını açıklayan denetime elverişli rapor alındıktan sonra yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/16480, K. 2012/26746, 24 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama