KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/16607 E., 2012/26500 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 2009/669-2011/414
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Dava, vergi borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı 1479 sayılı Kanunun Geçici 18’inci maddesi uyarınca vergi borçlanması talebinde bulunarak davalı Kurumun bildirdiği prim tutarını süresinde yatırdığı halde borçlanmasının iptal edildiği iddiasıyla borçlanmasının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiş, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının.
27.08.2003 tarihinde davalı Kurum kayıtlarına intikal eden bildirge ile 04.10.2000 tarihinden itibaren Limited Şirket ortaklığına istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılık tescili yapıldığının, aynı tarihli dilekçe ile 4956 sayılı Kanun ile eklenen 1479 sayılı Kanunun geçici 18’inci maddesi kapsamında 14.09.1994 - 04.10.2000 tarihleri arasında vergi kaydı bulunan süreleri borçlanma talebinde bulunduğunun, davalı Kurum tarafından bildirilen prim miktarı olan 9.749,35 TL. yi yine Kurumun bildirdiği süre içinde 14.09.2004 tarihinde ödediğinin,
davalı Kurum tarafından 21.07.2009 tarihli yazı ile davacının vergi borçlanmasının değişen basamağa göre 12.276,00 olması gerektiği gerekçesiyle iptal edildiğinin bildirilmesi üzerine Kuruma başvurarak fark primleri ödemeye hazır olduğunu bildirdiğinin anlaşılması karşısında; tümüyle iyiniyetli olduğu kabul edilerek davalı Kurumdan fark borçlanma tutarı sorulup, davacının belirlenen tutarı ödemesi için uygun bir mehil verilmesi,
verilen mehil içinde ödemesi halinde borçlandığı tüm sürelerin geçerli olduğuna karar verilmesi gerekirken, davacının borçlanma tutarını eksik ödediği kabulü ile yalnızca ödediği bedelin karşıladığı süre kadar borçlanmanın geçerli olduğuna hükmedilmesi, usûl ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/16607, K. 2012/26500, 21 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama