KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/16828 E., 2013/2163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2013
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Dava, tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik ödeneklerinin 506 sayılı Kanunun 39. maddesi uyarınca rücuan tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde tedavi giderleri yönünden 6111 sayılı Kanun hükümleri gerekçe kılınarak davanın reddine, geçici iş göremezlik ödeneği yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile davalılardan ... Anonim ... Sigorta Şirketi vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-) Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum ile davalı ... Anonim ... Sigorta Şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-) Tedavi giderleri yönünden, 6111 sayılı Kanunun 59 ve Geçici 1. maddeleri gereğince, "davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
3-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinde “tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
Belirlenen bu ücret tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” kuralı öngörülmüş olup, tarifedeki kuralın “Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” kısmının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih, YD İtiraz No:2011/321 sayılı Kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Avukatlık ücretinin takdirinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan “hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarife esas alınır” şeklindeki açık yasal düzenleme uyarınca, karar tarihindeki tarife hükümleri gereği, kabulüne karar verilen alacak miktarı esas alınarak, davacı Kurum lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kuşkusuz hükmü temyiz etmeyen diğer davalı ... yönünden, davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak durumunun da gözetilmesi gerekir.
Ne var ki, bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/16828, K. 2013/2163, 14 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama