KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/16892 E., 2012/19822 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 127-643
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Davacı, önce dava dilekçesi ile 01.04.2006-31.12.2008 tarihleri arası davalı şirkettte çalıştığının tespitini istemiş, yargılama sırasında davacı verdiği dilekçe ile düzeltme yaparak davalı şirkette 01.03.2007- 15.11.2008 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtilen gerekçelerle davanın, davacı tarafından sonradan daraltılan talebi itibariyle davacının davalı işyerinde 01.03.2007- 15.11.2008 tarihleri arsında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 615 gün çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalılar avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalılar vekillerinin, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Yargılama giderleri (hüküm tarihinde yürürlükte bulunan) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 323. maddesinde sayılarak, (ğ) bendinde vekâlet ücretine de yer verilmiş; 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, karşı tarafa yüklenmesi gereken ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücretine, diğer yargılama giderlerinde olduğu gibi mahkemece kendiliğinden (re'sen) hükmedilmesi gerekecektir.
Davalı Şirket vekili 05.08.2011 havale tarihli dilekçesi ile vekillikten istifa etmiş ise de; davalı şirket, ve davalı Kurum dava ve duruşmalarda vekil ile temsil edilmiş olduğundan, dava dilekçesindeki talebe göre, hüküm altına alınmayan süre yönünden, avukatla temsil edilen davalılar lehine, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan tarife uyarınca vekalet ücretine karar verilmemesi ve kabul ret oranına göre yargılama giderine hükmedilmemesi;
3- 5510 sayılı Yasanın 38/2 maddesi (506 sayılı Kanunun 60/G maddesi); malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları uygulanmasında 18 yaşından önce malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak, bu tarihten önceki sürelerin prim ödeme gün sayısına dahil edileceği hükmünü içermekte olup, aynı Kanunun Geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan ve 15.04.1992 doğum tarihli davacının 18 yaşını 15.04.2010 tarihinde ikmal ettiği anlaşılmakla; sigortalılık başlangıcı olarak 18 yaşını ikmal ettiği tarihinin esas alınması gerektiğinin karar yerinde gösterilmemiş olması;
4- Davacı ... adına, velayeten babası ... ve annesi ... dava açmış olmasına rağmen, gerekçeli karar başlığında ayrıca davacı olarak 2. sırada ...'nın gösterilmesi ve yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılıkların giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/16892, K. 2012/19822, 19 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama