KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/17231 E., 2012/6004 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Davacı Kurum, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirlerin ve yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gözetilerek yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum avukatı ile, davalı .... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı .... avukatının tüm, davacı Kurum avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Temyize konu dava, ilk rücu davası olup, Anayasa Mahkemesi iptal kararı kapsamında ilk peşin değerli gelirlerin kusur karşılığı yönünden davanın kabulü ile fazlaya ilişkin istemin reddine dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Yasanın 26. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “...sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere...” ibaresi, Anayasa Mahkemesi’nin 23.11.2006 gün ve ... sayılı kararıyla, Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş.
Anayasa’nın 152 ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte, elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının Resmi Gazetede yayınlandığı 21.03.2007 tarihinden sonra, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 76. maddesi uyarınca, yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin ve giderek Yargıtay’ın, iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından;
davatarihindeki mevzuat ve içtihatlara uygun olarak açılan davanın, anılan iptal hükmü nedeniyle oluşan hukuksal durum gereğince reddine karar verilmesinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; davacı Kurumun davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, vekâlet ücretiyle sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Diğer taraftan, davanın aynı zamanda 163,25 TL cenaze giderinin tahsili istemini de içermesine rağmen, anılan tutarın, %85 kusur karşılığı olan 138,76 TL’nin tahsiline hükmedilmesi gerekirken, bu yönde herhangi bir hüküm tesis edilmemiş olması, ayrıca isabetsiz bulunmuştur. Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi, yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/17231, K. 2012/6004, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama