İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17783 K.2013/1588

Davacı, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Esas2011/17783Karar2013/1588Tarih8 Şubat 2013Okuma4 dk · 886 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2011/17783 E., 2013/1588 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Şubat 2013
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

886 kelime·4 dk okuma

Davacı, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan harcama ve ödemeler nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesini istemiştir.

Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dava, trafik kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan masraflar nedeniyle uğranılan zararın davalılardan rücuan tahsili istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 39. maddesidir.

Makkemece, asıl alacak yönünden dava tarihinden sonra yapılan ödeme nedeniyle, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davalı sürücünün kaza ile dava tarihinde ceza ve dava ehliyeti bulunmadığından bu davalı yönünden davanın reddine, faiz alacağı yönünden ise; sigorta şirketinin asıl alacak miktarının dava tarihinden ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faiziyle sorumluluğuna hükmedilmiştir.

1)Öncelikle, ödeme iddiası yönünden davalı ... şirketinin ibraz ettiği belgeye dayanılarak asıl alacak miktarı yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmişse de; ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa tarih ve miktarı dayanağı belgeler ile özellikle imzalı ve onaylı dekont örnekleri getirtilerek yöntemince araştırıldıktan sonra, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesi hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.

2)Davalı sürücü yönünden davanın reddine ilişkin temyiz incelemesinde; Konunun incelenmesi için öncelikle “cezaî ehliyet”, “taraf ehliyeti” ve “dava ehliyeti” kavramlarının açıklanması gerekmektedir.

“Cezai ehliyet” kavramı ile, bir kimsenin ceza hukukunun öznesi olabilmesi için aranan koşulların tümü, yani ceza hukuku bakımından önemi olan bir fiili gerçekleştirmeye ehliyet ifade edilmek istenmiştir. Ceza hukuku sahasında cezaî ehliyet belirli yaşlara göre tesbit edilmiştir. Bundan başka, ceza hukuku sahasında yaşı ne olursa olsun mümeyyiz olmayan kişilerin cezaî mesuliyetleri cihetine gidilemez. Özel hukuk sahasında ise, mümeyyiz olmayanlar dahi, hakkaniyet gerektiriyorsa işledikleri haksız fiillerden dolayı doğan zararları tazmin etmek zorundadırlar. (Ahmet M. Kılıçoğlu, Haksız Fiillerden Sorumlulukta Ceza Hukuku İle Medenî Hukuk İlişkisi, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Yayın Tarihi: 1973 Sayı: 3 Cilt: 29, sayfa 195).

“Taraf ehliyeti” ise; bir davada davacı ya da davalı olarak bulunabilme yeteneğidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 51. maddesinde; “ Dava ehliyeti, medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir.” denilmekte, 52. maddesinde ise “Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olmayanlar davada kanuni temsilcileri, tüzel kişiler ise yetkili organları tarafından temsil edilir.” hükmü yer almaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 8. maddesinde ise “Her insanın hak ehliyeti vardır. Buna göre bütün insanlar, hukuk düzeninin sınırları içinde, haklara ve borçlara ehil olmada eşittirler.” düzenlemesi bulunmaktadır. Kişilik, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlar ve ölümle sona erer. Çocuk hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla, ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde eder. (TMK 28. madde).

O halde, (yaşıyor olması koşuluyla ) henüz reşit olmamış her çocuğun da taraf ehliyeti vardır. ( ..., Çocuk Hakları Açısından Çocuğun Davada Temsilinin ve İradesinin Önemi, ... Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 11, Özel Sayı, s. 824 ).

Dava ehliyeti konusuna gelince, dava ehliyeti medeni hukuktaki fiil ehliyeti ile özdeştir. Dava ehliyeti bulunmayan kişileri yargılamada kanuni temsilcileri temsil eder.

Somut olaya gelince.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 16/2. maddesine göre; "ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar haksız fiillerinden sorumludurlar." Öte yandan, anılan Yasa'nın 335/1. maddesinin hükmü gereği "ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velayeti altında" olup, 336/1. maddesi uyarınca da "evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti birlikte kullanacaklardır." Nitekim bu husus 342/1. maddede "ana ve baba, velayetleri çerçevesinde üçüncü kişilere karşı çocuklarının yasal temsilcisidirler" denilmek suretiyle pekiştirilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeler karşısında ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar kural olarak dava ehliyetine sahip olmadıkları için açacakları veya haklarında açılacak davalarda yasal temsilcileri tarafından temsil edilmeleri gereği vardır.

Bu yönüyle dava ehliyeti, dava şartlarından olduğundan Mahkemece kendiliğinden gözetilmeli ve dava ehliyeti olmayan kişiye karşı dava açılması durumunda, dava dilekçesi, davalının yasal temsilcisine veya temsilcilerine tebliğ ettirilerek onların katılımı ile davaya devam edilmelidir.

Dosya içeriğinden, 23.10.1994 doğumlu olan davalının on sekiz yaşını doldurmadığı ve dolayısıyla fiil ehliyeti ile dava ehliyetine sahip olmadığı anlaşılmış olmakla, yukarıda anılan usul işletilerek dava davalının yasal temsilcisi veya temsilcilerine yöneltilmeli, taraflarca gösterilecek kanıtların toplanmasını takiben; konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile davalı sürücünün kusur durumunun belirlenmesi, böylece tüm kanıtların birlikte değerlendirilmesiyle elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma ile, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin ve anılan prosedür yerine getirilmeksizin yazılı şekilde istemin hüküm altına alınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

3)Davalı ... şirketi yönünden faizin dava tarihinden itibaren başlatıldığı anlaşılmıştır. Sigorta şirketleri yönünden faiz başlangıcı (temerrüt) tarihinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek açıklıkta belirlenmesi gerekmektedir.

İlgililerce gerekli belgeler eklenerek 2918 sayılı Kanun hükümlerine göre şirkete başvurulmasına karşın (8) iş günü içinde ödeme yapılmadığı takdirde, anılan sürenin sonunda temerrüt olgusunun gerçekleştiği, faiz başlangıcının da bu süre sonuna karşılık gelen tarih olduğu belirgindir.

Hiç başvurulmaması veya gerekli belgeler eklenmeksizin başvurulması durumunda ise sigorta şirketinin temerrüdünden söz edilemeyeceğinden, şirkete karşı başlatılan icra takibi tarihinin, takip yapılmaksızın dava açılması durumunda ise dava tarihinin faiz başlangıcı olarak benimsenmesi zorunludur.

Somut olayda, sigorta şirketine dava tarihinden önce ihtarname tebliğ edildiğine ilişkin dosyada tebliğ belgesinin bulunduğu anlaşılmakta olup, Mahkemece bu konuda bir irdeleme yapılmaması da isabetsizdir. Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında Mahkemece, yanılgılı değerlendirme, eksik inceleme ve araştırma neticesi hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma sebebidir. O hâlde, davacı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,08.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/17783, K. 2013/1588, 8 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/17783
Karar No
2013/1588
Tarih
8 Şubat 2013

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17785 K.2013/1587
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17786 K.2013/1571
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17788 K.2013/1579
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17794 K.2013/1880
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17795 K.2013/1144
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/17798 K.2013/2571

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.