İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/18458 K.2012/1189

Dava, üçüncü bir kimsenin suç sayılır davranışı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının ilk peşin değerleri nedeniyle uğranılan zararın, 1479 sayılı Kanunun 63’üncü maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine…

Esas2011/18458Karar2012/1189Tarih2 Şubat 2012Okuma5 dk · 974 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2011/18458 E., 2012/1189 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
2 Şubat 2012
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

974 kelime·5 dk okuma

Dava, üçüncü bir kimsenin suç sayılır davranışı sonucu yaşamını yitiren sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının ilk peşin değerleri nedeniyle uğranılan zararın, 1479 sayılı Kanunun 63’üncü maddesi gereğince davalılardan teselsül hükümlerine göre rücuan alınması istemine ilişkindir.

Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davacı .... Başkanlığı avukatı ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-)Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, temyiz yoluna başvuran taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-)Davacı Kurum tarafından.... aleyhine açılan ilk davada verilen hükmün, Dairemizce yapılan temyiz denetimi üzerine 03.10.2006 gün ve 6650/12018 sayılı ilam ile bozulduğu, bozma sonrasında bu kez dava tarihinden önce yaşamını yitiren davalı ...’in 7 adet yasal mirasçısı ile .......’na karşı 07.03.2008 günü aynı istemi içeren ikinci dava açılarak her iki davanın birleştirildiği, davalı ... vekilince yasal süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunulduğu, yasal mirasçılardan olan davalı ...’in 09.09.1992 tarihinde yaşamını yitirdiği anlaşılmakta olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, mahkemece;

.... hakkındaki davanın, araç maliki ve işleten konumunda yer almadığı gerekçesiyle, ... yönünden açılan davanın da gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle reddine karar verildiği, ..... hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı, geriye kalan 7 adet davalı yasal mirasçılar yönünden ise istemin aynen karar altına alındığı belirgindir.

Davanın, yasal dayanaklarından olan 1479 sayılı Kanunun “Uyuşmazlıkların çözüm yeri” başlığını taşıyan 70’inci maddesinin ikinci fıkrasında, bu Kanuna dayanılarak Kurumca açılacak tazminat ve rücu davalarının on yıllık zamanaşımına tabi olduğu belirtilmiş olup, bu tür rücu davalarında borcu ortadan kaldırmamakla birlikte, bunu ileri süren tarafa borcu yerine getirmekten kaçınma yetkisi veren defi niteliğindeki zamanaşımı, ölüm aylığı bağlama kararının Kurumun yetkili organınca onaylandığı tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır.

Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şekildir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 38’inci maddesine göre, davaya ehliyet Medeni Kanun ile belirlenir. Buna göre, hak ehliyeti bulunan her gerçek ve tüzel kişi, davada taraf olabilme ehliyetine de sahiptir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 28’inci maddesinde, kişiliğin, çocuğun sağ olarak tamamıyla doğduğu anda başlayıp ölümle sona erdiği ve çocuğun hak ehliyetini, sağ doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak elde ettiği hüküm altına alınmış olup, gerçek kişilerin kişiliği ve bununla medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyeti ölümle sona erdiğinden, ölmüş kişinin taraf ehliyeti bulunmamaktadır.

04.05.1978 gün ve 4/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da, davanın açılmasından önce davalının yaşamını yitirmesi durumunda davanın reddi gerektiği ve ıslah yolu ile de mirasçıların katılımıyla davanın yürütülemeyeceği belirtilmiştir.

Bununla birlikte, 01.10.2011 günü yürürlüğe girerek 1086 sayılı Kanunu yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Tarafta iradi değişiklik” başlığını taşıyan 124’üncü maddesinde, bir davada taraf değişikliğinin, ancak karşı tarafın açık rızası ile olanaklı olduğu bildirildikten sonra, ancak, maddi bir hatadan kaynaklanan veya dürüstlük kuralına aykırı olmayan taraf değişikliği isteminin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği açıklanmıştır.

Ayrıca. 1086 sayılı Kanunun 381’inci maddesinde, mahkemenin, hazır olan tarafın iddia ve savunmalarını dinledikten sonra yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim edeceği (yüze karşı okuyacağı), kararın tefhiminin en az 388’inci maddede belirtilen hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olacağı belirtilmiş, 388’inci maddesinde kararın içereceği konular sıralanarak,

yargılama sonunda kurulan hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiş, 389’uncu maddesinde, mahkeme kararı ile iki tarafa yüklenen ve verilen görev ve hakların kuşku ve duraksamayı gerektirmeyecek şekilde oldukça kolay anlaşılır ve açık yazılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan 6100 sayılı Kanunun 294’üncü maddesinde, yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihai kararın hüküm olduğu belirtildikten sonra 297’nci maddesinde hükmün kapsadığı hususlar sıralanarak, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz yinelenmeksizin, isteklerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, kuşku ve duraksama uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerekli olduğu bildirilmiştir.

Anlaşılacağı üzere söz konusu düzenlemeler, yargıda netlik ve açıklık ilkesine uygun olarak kamu düzeni ve barışının sağlanmasını amaçlamaktadır. Önemle vurgulanmalıdır ki, ilk derece mahkemesince verilen karar, aleyhine temyiz yoluna başvurulması üzerine yasal denetim görevini yerine getiren Yargıtay tarafından bozulması ile ortadan kalktığından, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın tüm tarafları hakkında yukarıda değinilen yasal düzenlemeler çerçevesinde yerine getirilmeye elverişli yeni hüküm oluşturulması gerekmekte olup, bu anlamda bozulan karara yollamada bulunularak hüküm kurulamayacağı açıktır.

Bu yasal düzenleme ve açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde;

a-) Davalı ... yönünden; 07.03.2008 günü açılan davaya konu yapılan hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının 01.10.1999 tarihinde Kurumun yetkili organınca onaylandığı ve dolayısıyla davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı belirgin bulunmasına karşın, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu, bu tür davalarda uygulama olanağı bulunmayan 2918 sayılı.... yer alan süreler esas alınarak zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi,

b-) Dava tarihinden önce yaşamını yitirdiği saptanan davalı ... hakkında karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan 1086 sayılı Kanun hükümlerine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, anılan davalının rücu alacağından sorumluluğu yönünde hüküm kurulması,

c-) Dairemizce verilen bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davada taraf olarak yer alan tüm davalılar hakkında, 1086 ve 6100 sayılı Kanunda yer alan düzenlemelere uygun hüküm oluşturulması gerekirken, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu, hakkında verilen red kararının bozma ilamı kapsamı dışında kalıp kesinleştiği gerekçesiyle davalı ... yönünden hüküm kurulmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, temyiz yoluna başvuran taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilerek hüküm bozulmalı, ancak, davalı ... yönünden, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren 6100 sayılı Kanunun 124’üncü maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak, taraf değişikliği isteminin, karşı tarafın rızası aranmaksızın hakim tarafından kabul edileceği benimsenmeli ve yasal mirasçılarının katılımı ile yargılamaya devam edilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan, ... Mirasçılarına iadesine, 02.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/18458, K. 2012/1189, 2 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/18458
Karar No
2012/1189
Tarih
2 Şubat 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/18459 K.2012/254
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/18459 K.2012/282
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2011/18460 K.2012/1175
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2011/18461 K.2012/745
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/18461 K.2012/1372
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/18462 K.2012/1366

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.