İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /10. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 10. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2011/18684 K.2012/1056

Davacı, tahsis talep tarihi itibariyle 20 yıl 7 ay sigortalı olduğunun, 29.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıklarının faizi ile tahsiline ve yersiz ödediği primlerin iadesine karar verilmesini…

Esas2011/18684Karar2012/1056Tarih30 Ocak 2012Okuma5 dk · 970 kelime

KÜNYE

10. Hukuk Dairesi 2011/18684 E., 2012/1056 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Ocak 2012
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

970 kelime·5 dk okuma

Davacı, tahsis talep tarihi itibariyle 20 yıl 7 ay sigortalı olduğunun, 29.06.2009 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı tahsisi gerektiğinin tespitine, ödenmeyen aylıklarının faizi ile tahsiline ve yersiz ödediği primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve..... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

Dosya içeriğinden, 09.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında vergi kaydı, 05.02.2001-31.12.2001 tarihleri arasında oda kaydı, 08.02.2001-04.02.2002 tarihleri arasında esnaf sicil kaydı bulunan ve 08.04.2009 tarihinden itibaren limited şirket ortağı olan davacının, Kurumca, ev hanımı olarak 06.02.1980 tarihli bildirge ile,

01.03.1980 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasanın 79. maddesi kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği ve Kurumca, 01.03.1980-31.03.1992 tarihleri arasında isteğe bağlı, 09.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında zorunlu, 01.04.2002 tarihinden itibaren de isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmekte iken, 01.02.1983-30.06.1995 tarihleri arasındaki kesintili 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaları gözetilerek isteğe bağlı sigortalılığı sonlandırılarak,

01.03.1980-31.01.1983 ve 01.04.1992-31.07.1993 tarihleri arası isteğe bağlı, 09.01.2001-31.12.2001 tarihleri arasında zorunlu, 01.04.2002-30.10.2002 ve 27.01.2009-07.04.2009 tarihleri arasında isteğe bağlı, 08.04.2009 tarihinden itibaren de zorunlu 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı kabul edilerek, 29.06.2009 tarihli tahsis talebinin sigortalılık süresi yönünden yaşlılık aylığı şartları oluşmadığı için ret edildiği anlaşılmaktadır.

Bu hali ile taraflar arasındaki uyuşmazlık, 01.02.1983-31.03.1992 ve 01.11.2002-26.01.2009 tarihleri arasındaki Kurumca kabul edilmeyen isteğe bağlı sigortalılık sürelerine yönelik bulunmakta olup, bu tespitler çerçevesinde davanın yasal dayanağı, 1479 sayılı Yasanın 79. maddesi ile 35 ve devamı maddeleridir.

14.09.1971 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 79. maddesinde, en az 2 tam yıl bu Kanuna göre sigortalı bulunanların, kendilerine, daha önce malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmamış olmak şartiyle, 24 üncü maddede belirtilen sigortalılık niteliğini kaybettiklerinde, Kuruma yazılı olarak istekte bulunmak suretiyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilecekleri hüküm altına alınmış iken, 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile 24 üncü madde kapsamına girmeyenlerin aynı maddenin a, b,

c fıkralarında sayılanlar dışındakiler ile ev kadınları ve Türkiye’de ikamet eden Türk asıllı yabancı uyrukluların, Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri belirtilmiş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, bu kez, İsteğe bağlı sigortalılığın, sigortalının tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı, terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başlama ile sona ereceği, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede de;

bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendi kapsamına girmeyenlerden, aynı maddenin (II) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde sayılanlar dışında kalanların, ev kadınları ve Türkiye'de ikamet eden yabancı uyrukluların talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri, isteğe bağlı sigortalılığın,

sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona ereceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde, davacının 01.03.1980 tarihinden itibaren başlayan isteğe bağlı sigortalılığının, Kurumca zorunlu sigortalılığın başladığı tarih itibariyle durdurulmasında isabetsizlik yok ise de; davacının 01.04.1992 tarihi ve sonrasındaki af kapsamında geçmişe yönelik prim ödemelerinin varlığı karşısında, anılan ödemelerin, ihtilaf konusu 01.02.1983-31.03.1992 tarihleri arasındaki zorunlu sigortalılık süreleri haricindeki isteğe bağlı sigortalılık sürelerini kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde,

Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra, anılan döneme yönelik sigortalılığın iptalinin iyiniyetle bağdaşmayacağı gözetilmeli, ihtilaf konusu olan 01.11.2002-26.01.2009 tarihleri arasındaki dönem yönünden de, Kurum kayıtlarına 01.04.2002 tarihinde intikal eden dilekçe ile isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilen ve 30.04.2002 tarihinden itibaren düzenli prim ödemeleri bulunan davacının, 30.10.2002 tarihi itibariyle isteğe bağlı sigortalılığının sonlandırılması işleminin gerekçesi Kurumdan araştırılmalı, sigortalılığın geçerli bir sebeple sonlandırıldığının anlaşılması halinde, davacının,

ihtilaf konusu dönemde devam eden prim ödemelerinin varlığı nedeniyle, Kurumca kabul edilen sigortalılık sürelerine yönelik prim borçları haricinde ödediği primlerin bulunup bulunmadığı araştırılarak, gerekirse Kurumdan celp edilecek

kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak, davalı Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında davacının ödediği primlerin, yazılı talep olmasa bile isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçtiği gözetilerek, anılan Yasanın yukarıda zikredilen, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile düzenlenen hali de nazara alınarak, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre belirlenmelidir.

Bu çerçevede, davacının sigortalılık süreleri tespit edildikten sonra, tahsis talep tarihi itibariyle kabul edilen sigortalılık süreleri gözetilerek prim borcunun varlığı araştırılmalı ve yaşlılık aylığı tahsisi şartları değerlendirilmelidir.

Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmaksızın ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 389. maddesinin “Verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve haklar şüphe ve tereddüdü mucip olmıyacak surette gayet sarih ve açık yazılmalıdır.” yönündeki amir hükmüne de aykırı olarak, infazda tereddüt oluşturacak şekilde, davacının, ihtilaf konusu olan ve kabul edilen sigortalılık süreleri hükümde gösterilmeyerek, eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

Kabule göre de; yaşlılık aylığı tahsis tarihi sonrasında ödenen primlerin iadesinde, davacının, tahsis sonrasında devam eden limited şirket ortaklığına dayalı olarak 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalığının varlığı karşısında, anılan primlerden, 1479 sayılı Yasanın Ek 20. maddesinin “Bu Kanuna göre yaşlılık aylığı bağlananlardan, 24 üncü maddenin (l) numaralı bendinde belirtilen çalışmalarına devam edenlerin veya daha sonra çalışmaya başlayanların, sosyal yardım zammı dahil tahakkuk eden aylıklarından, aylığın bağlandığı veya tekrar çalışmaya başlanıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren,

çalışmalarının sona erdiği ay dahil % 10 oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir” hükmü gözetilerek, sosyal güvenlik destek primi kesintisi yapılarak, iade edilecek prim tutarı belirlenerek varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O hâlde tarafların vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/18684, K. 2012/1056, 30 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/18684
Karar No
2012/1056
Tarih
30 Ocak 2012

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/18685 K.2012/1544
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/18686 K.2012/1555
  • Yargıtay 22. Hukuk Dairesi E.2011/18687 K.2012/425
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/18688 K.2012/1564
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2011/18688 K.2012/281
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2011/18689 K.2012/939

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.