KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/19150 E., 2012/18773 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 280-496
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği üzere davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Dosya içeriğinden; davacının... Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğünün mobilya döşemeciliği meslek dalına, 01.04.1997 tarihinde kayıt yaptırıp, 30.06.2000 tarihinde mezun olarak kalfalık belgesi aldığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; Davacının, Meslek Eğitim Merkezi Müdürlüğündeki eğitim dönemi olan 01.04.1997- 30.06.2000 tarihleri arasındaki dönemde, davacının, davalı iş yerindeki çalışma ilişkisinin belirlenmesi amacıyla, çıraklık sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, yukarıda anılan çalışma ilişkisi aydınlatılarak, çalışmanın eğitim nitelikli mi, üretime katılarak mı, gerçekleştiği belirlenmeli, böylelikle davacının çırak olarak kabul edilip-edilemeyeceği saptanarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre de; 2004 yılında davacı adına davalı işyerinden kuruma toplam 341 gün bildirim yapılması nedeniyle, bildirimi yapılmayan sürenin 19 gün olmasına rağmen, hükümde 2004 yılı için kuruma bildirilmeyen sürenin 20 gün olarak tespit edilmesi de isabetsizdir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/19150, K. 2012/18773, 12 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama