KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/19905 E., 2012/17233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 144-409
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Somut olayda, davacı, davalı işveren nezdinde 01.01.2000 – 01.07.2008 tarihleri arasındaki kesintisiz çalışmasında; 01.01.2000 – 20.06.2003 tarihleri arasındaki sigortalı gösterilmeyen çalışmalarının tespiti istemiş, Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesi olup, bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu, tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde, resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
Mahkemece; davacının iddiasını yazılı belge ile ispat edemediğinden, bordro tanıklarının büyük çoğunluğunun, davacının 01.01.2000 tarihinde işe girmediğini beyan etmelerinden, davacı tanıklarının ise, davacının tam olarak hangi tarihte işe başladığını söyleyemediklerinden, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesi ile, hüküm kurulmuş ise de; Mahkemece, yapılan araştırma yeterli bulunmamıştır.
Davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen saptanarak, çalışmaların varlığı ve süresi yönünden bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davalı işyerinde tespiti istenen dönemde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa, belgeler getirtilmeli, davacının tespiti istenen dönemde sosyal güvenlik ve dolayısıyla sağlık güvencesinden mahrum yaşamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu,
bu nedenle bu süre zarfında davacının başka bir sosyal güvenlik kuruluşuna kaydı olup olmadığı, prim ödeyip ödemediği, sağlık yardımından yararlanıp yararlanmadığı tespit edilmeli, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, işyerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip,
deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde. davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm sair yönleri incelenmeksizin bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/19905, K. 2012/17233, 2 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama