KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3309 E., 2012/7615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 433-547
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Dava, davalılardan işverene ait işyerinde geçen sigortalı çalışma sürelerinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki belgeler okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 21.09.1981 - 01.06.1982 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığını ve tespitini istemiş; Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1965 yılında doğmuş olan davacı için, davalılardan işverene ait işyerinden 21.09.1981 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenerek suresinde Kurum'a verilmiş ise de, prim ödenmemiştir. Mahkemece, dinlenip, beyanları hükme esas alınan tanıkların ikisi de, davacının çırak olarak çalıştığının ifade etmişlerdir.
506 sayılı Kanunun 3/II-B maddesinde, özel kanunda tarifi ve nitelikleri belirtilen çıraklar hakkında, çıraklık devresi sayılan süre içinde analık, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile bu kanunun 35 inci maddesi hükümlerinin uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Bu kapsamda; sigortalı ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve sigortalının çırak olup olmadığı belirlenirken çalışma ilişkisi irdelenmeli, çıraklık sözleşmesinde akdi ilişkinin Üstün niteliğinin çalışma yerine sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesi olduğu hususu gözetilmeli, sigortalının iş yerinde üretimle ilgili çalışmalara eylemli olarak katılması ve meslek ve sanat eğitiminin ikinci plânda tutulması, bir başka anlatımla sigortalının emeğiyle iş yeri ve işverene katkıda bulunması durumlarında çıraklık ilişkisinin söz konusu olamayacağı benimsenmelidir.
Bu açıklamalar ışığı altında inceleme konusu dava değerlendirildiğinde; öncelikle davacının davalı iş yerinde hüküm altına alınması istenilen tarihlerdeki çalışma ilişkisinin belirlenmesi amacıyla, çıraklık sözleşmesi düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalı, yukarıda anılan çalışma ilişkisi aydınlatılarak, çalışmanın eğitim nitelikli mi, üretime katılarak mı, gerçekleştiği belirlenmeli, böylelikle davacının çırak olarak kabul edilip-edilemeyeceği saptanarak, elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
Kabule göre de, 506 Sayılı Kanunun 60/G maddesi; malûllük, yaşlılık ve Ölüm sigortaları uygulanmasında 18 yaşından Önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaların., tabi olanların sigortalılık sürelerinin 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edileceği, ancak bu tarihten Önceki sürelerin prim ödeme gün sayısına dahil edileceği hükmünü içermekte olup, aynı Kanunun Geçici 54. maddesi kapsamında 01.04.1981 tarihinden önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescili bulunmayan ve 1965 doğumlu olan davacı sigortalının; hizmet tespiti davasına konu 18 yaşını ikmal ettiği tarihten önceye ilişkin çalışma sürelerinin bu çevrede değerlendirilmesi gerektiğinin karar yerinde gösterilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalılardan ... vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3309, K. 2012/7615, 30 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama