KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3851 E., 2012/8030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 604-579
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Davacı, trafik kazası sonucu sigortalının yaralanan kızı için yapılan sigorta yardımlarının 506 sayılı Yasanın 39. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum avukatının temyiz itirazlarının reddine,
2-Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 39.maddesine dayalı olarak 3. kişiler aleyhine açılan rücuan tazminat davalarında; zamanaşımı süresi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi hükmüne göre motorlu araç kazalarından doğan zararların tazminine ilişkin taleplerde iki ve her halde kaza gününden başlayarak on yıldır. Dava konusu olay, 04.05.2001 tarihinde meydana gelmiş, bu dava 07.08.2009’da açılmıştır. 10 yıllık süre geçmemiştir.
Öte yandan, 2 yıllık sürenin ise failin ve zararın öğrenildiği tarihten itibaren başlatılması gerekir.
Talep konusu tedavi giderlerinin 2001 yılında sarf edildiği, dava konusu olaya ilişkin ceza dosyasının 16.11.2005 tarihinde kesinleştiği, Kurumun ilgili ceza mahkemesinden 2001, 2002,2003 ve son olarak 02.03.2009 tarihlerinde ceza yargılamasının akibetini sorması üzerine; ceza mahkemesi kararının Kuruma 21.04.2009 tarihinde intikal ettiği,buna göre iki yıllık sürenin bu tarihten itibaren başlatılması gerektiği gözetilerek işin esasına girilerek yapılacak yargılama sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur.
Mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki ilkeler dikkate almaksızın, hatalı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3851, K. 2012/8030, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama