KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3916 E., 2012/8054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 101-31
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Davacı, iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya yapılan yardımların 506 sayılı Yasanın 26. maddesi gereğince davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
İşverene ait maden ocağı işyerinde, 24.03.2008 tarihinde, arızalanan iş makinesinin arızasını gidermeye çalışırken, makinenin çalışması sonucu elini kayışa kaptırarak sigortalının yaralanması ile sonuçlanan iş kazasının meydana geldiği; eldeki davada; maden, makine ve elektrik mühendisi iş güvenliği uzmanlarınca hazırlanan 28.06.2009 ve 07.12.2010 tarihli bilirkişi raporlarında sigortalının %100 kusurlu bulunduğu, hak sahibi tarafından açılan davada ise, iki makine, bir maden mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 12.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda;
iş kazasında, dosyamızın da davalısı olan işverenin %50 oranında kusurunun bulunduğu, %50 oranında sigortalının kusurlu olduğunun bildirildiği, mahkemece, anılan rapora dayanılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 506 Sayılı Kanunun 26’ncı maddesindeki “İş kazası ..., işverenin kastı veya işçilerin sağlığını koruma ve iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi veyahut suç sayılabilir bir hareketi sonucu olmuşsa, Kurumca sigortalıya veya haksahibi kimselerine yapılan veya ileride yapılması gerekli bulunan her türlü giderlerin tutarları ile gelir bağlanırsa bu gelirlerinin 22’nci maddede belirtilen tarifeye göre hesaplanacak sermaye değerleri toplamı ..., 3’üncü bir kişinin kasıt veya kusuru yüzünden olmuşsa, Kurumca bütün sigorta yardımları yapılmakla beraber zarara sebep olan 3’üncü kişilere ... rücu edilir.” düzenlemesi gereği, davanın rücu alacağından sorumluluğu ancak, maddede öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde mümkündür.
Anılan Yasal düzenleme çerçevesinde kusur durumu saptanırken, iş güvenliği mevzuatına göre hangi önlemlerin alınması gerektiği, bu önlemlerin işverence alınıp alınmadığı ve alınmış önlemlere sigortalı işçinin uyup uymadığı 4857 sayılı Kanunun 77. maddesi hükmü doğrultusunda alınacak raporda tartışılmalıdır. İşveren yada işverenlerin tamamen kusursuz kabul edilebilmesi için ise, anılan madde gereğince, işyerindeki işçilerin sağlığı ve iş güvenliğini sağlamaya yönelik her türlü tedbiri alması, uygun çalışma ortamı hazırlaması, araçları noksansız bulundurması, işçileri etkin bir biçimde denetlemesi, gözetlemesi, bütün yükümlülüklerini özenle yerine getirmesi gerekir.
Mahkemece, hak sahibi dosyasında iki makine, bir maden mühendisi iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetince hazırlanan kusur raporu esas alınarak karar verilmiş ise de; maden, makine ve elektrik mühendisi iş güvenliği uzmanlarınca hazırlanan 28.06.2009 ve 07.12.2010 tarihli bilirkişi raporlarında sigortalının kusur oranı farklı belirlendiği için, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile iş kazasının vuku bulduğu iş kolunda uzman bilirkişi heyetinden, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek, iş kazasında kusurlu bulunan kişilerin kusurunun sebebini ve sıfatlarını ayrıntılı olarak açıklayacak biçimde rapor alınıp irdelenmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3916, K. 2012/8054, 7 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama