KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/3928 E., 2012/8514 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 490-19
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, geçirdiği iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımları nedeniyle uğranılan Kurum zararının rücuan ödetilmesi istemine ilişkin olup, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 26. maddesidir.
Mahkemece, sigortalının davalı işveren ve dava dışı ...İletişim Telekominikasyon İnş.Mad. Gıda San.Ltd.Şti. ve ...Sigorta aleyhine açtığı tazminat dosyasında alınan kusur raporuna dayalı olarak karar verilmiştir. Bilindiği üzere, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, eldeki davada kesin hüküm teşkil etmez. Dolayısıyla o dosyada alınan kusur raporu da eldeki davada kesin delil teşkil etmeyecektir. Şayet kesinleşmiş ise ancak, güçlü delil teşkil edebilir ki, dosya kapsamına göre, tazminat dosyasında ne karar verildiği ve bu raporun hükme esas alınıp alınmadığı ve kesinleşip kesinleşmediği belirsizdir.
Öte yandan, davalı tarafından, sigortalının ...İletişim Telekominikasyon İnş.Mad. Gıda San.Ltd.Şti'nin işçisi olduğunu iddia etmiş ve taşeronluk sözleşmesi sunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporu asıl işveren taşeronluk ilişkisi olup olmadığını irdelemediği gibi, neye dayalı olarak işin fiilen taşeron tarafından yürütülmediği sonucuna nasıl vardığı yeterince ortaya konulamadığı ve bu yönüyle de hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle, işe giriş bildirgesi getirilerek, sigortalının kimin işçisi olduğu saptandıktan sonra, iş kazasının meydana geldiği okul inşaatının yapım işinin belirli bölüm ve bölümlerinin devrinin söz konusu olup olmadığı araştırılmalı, şayet asıl işveren ve taşeron ilişkisinin fiilen varolduğu sonucuna varılacak olursa taşeronun da üzerine düşen ve alması gereken iş güvenliği kuralları olup olmadığı ve her halde iş kazasının meydana gelmesinde davalı işverenin kusurunun bulunup bulunmadığı hususunu, oluşa ve yasa ve yönetmelikleri uygun olarak irdeleyen, konusunda ve işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında uzman bilirkişilerden kusur raporu alınmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/3928, K. 2012/8514, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama