KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/4321 E., 2012/8485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1101-509
Karar Metni
289 kelime·1 dk okuma
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı Kurum, davalı sigortalının, anne ve babasına bakmakla yükümlü olduğunu belirtmesi üzerine, adlarına sağlık karnesi düzenlenmesine karşın, anne ve babasının Bağ-Kur sigortalılığının bulunduğu ve bu nedenle de, davalı sigortalının geçimlerini sağlamayacağı belirtilerek, yapılmış olan sağlık harcamalarının davalı sigortalıdan tahsilinine ilişkin olarak, yapılan takibe vaki itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağı olan 506 sayılı Yasanın 42. maddesi uyarınca, ana ve babaya sağlık yardımı yapılabilmesi için bunların geçimlerinin sigortalı tarafından karşılanması gerekir.
Somut olayda, düzenlenen müfettiş raporunda, birçok sigortalı için yapılan denetim neticesinde, Bağ-kur sigortalısı olduğu halde gerçeğe aykırı beyanla SSK'dan sağlık yardım alanlardan sağlık yardımlarının tahsilinin gerektiğinin belirtildiği, olaya özgü bir saptamanın yapılmadığı, icra takibinde sigortalının anne ve babasına yapılan sağlık harcamalarından 1.879,95 TL asıl alacak, 294,74 TL işlemiş faizin talep edildiği, dosyaya, davalının babasına ait Bağ-Kur ekstresinin eklendiği, babasının 10.09.1987 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olduğu, ancak, 43.076,12 TL prim borcunun bulunduğu, sağlık yardımının yapıldığı dönemde babasına ait sigortalılığın geçerli olup olmadığının irdelenmediği, şahsi dosyasının celbedilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, verilen hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Mahkemece, yapılması gereken iş, davacının babasına ait sigortalılık durumumunu irdelemek, gerekli delilleri toplamak ve 506 sayılı Kanunun 42. maddesinin koşullarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğini irdeleyerek, hasıl olacak sonucagöre bir karar vermekten ibarettir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4321, K. 2012/8485, 10 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama