KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/4690 E., 2012/9573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 168-267
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı ve davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Davalının tüm, davalı Kurum vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, trafik-iş kazası sonucu sürekli iş göremez duruma giren sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlar nedeniyle uğranılan kurum zararının, davalılardan 506 sayılı Kanunun 9, 10. ve 26.maddeleri gereğince, rücuan tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece daha geniş bir sorumluluk esasına dayanması nedeniyle 506 sayılı yasanın 10. maddesinin uygulama önceliği bulunduğu halde, 10. maddeye göre sorumluluk şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında bir araştırma yapılmadan karar verilmesi isabetli bulunmamıştır.
506 sayılı yasanın 9. maddesi - (Değişik : 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) ''işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.
İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.(Ek : 14.07.1999 - 4410 / 1 md.) Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurtdışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise,
Kuruma en geç üç ay içinde gönderilir. '' düzenlemesini öngörmektedir.Anılan yasanın 10. maddesine göre ise 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir.Yani, davalı işverenin 506 sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe
giren 9 ve 10.maddesi hükmüne göre rücu alacağından sorumluluğu için;işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden önce meydana gelmesi gerekir.
İşyerinin hangi tarih itibarıyla 506 sayılı Yasa kapsamına alınması gerektiğinin belirlenmesi,bu kapsamda verilmesi gereken işyeri bildirgesinin tarihinin ve sigortalıya ait işe giriş bildirgesi ve Kuruma intikal tarihinin belirlenerek somut olayda 506 sayılı Yasanın 9 ve 10.maddesi hükmündeki koşulların oluşup oluşmadığı tespit edilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, eldeki davada talep miktarı, mahkemece kabul edilen ve 26. maddeye göre hesap edilen rücu alacağının dahi altında kalmakta olup, bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekirken, rücu alacağının %10'nun talep edildiğinden bahisle, bu orana isabet eden miktara hükmetmek suretiyle eksik rücu alacağının hüküm altına alınmış olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/4690, K. 2012/9573, 24 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama