KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5032 E., 2012/9256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 540-659
Karar Metni
343 kelime·2 dk okuma
Davacı, 4956 sayılı Yasadan yararlanarak basamak satın alma suretiyle, aylığın 24. basamaktan eksik bağlandığını beyanla, yaşlılık aylığının 24. basamak üzerinden yeniden hesaplanarak belirlenmesini ve fark aylıkların faizi ile ödenmesini, olmadığı takdirde, basamak satın alma nedeni ile ödediği, 37.097,36 TL'nin faizi ile iadesini istemiştir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne, davacının dava tarihi itibariyle maaşının 1.305,12 TL olduğunun tespitine, aylık farklarının faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Hükmün, tarafların vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı Kurum vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Terditli davalarda iki talebin bulunduğu, ilk önce asıl talep hakkında karar verilmesinin istendiği ve bu ilk talebin reddedilmesi ihtimaline karşın, ikinci talebin ileri sürüldüğü, bu şekilde de hüküm altına alınmak istenen tek bir talebin mevcudiyeti öğreti ve uygulamada kabul edilmektedir. Bu tür davalar usul ekonomisine de uygundur. Ayrıca davacının böyle bir davayı açmada hukuki yararının bulunduğu da kabul edilmektedir.
Eldeki davada davacının talebi terditli olup, ileri sürülen taleplerden ilkinin kabul edilmesi ve bunun kısmen kabul olarak değerlendirilip davalı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi terditli davaların niteliğine aykırılık teşkil etmektedir.
Bu nedenle mahkemece davacının terditli talebine rağmen, davanın kısmen kabulüne karar verilmekle ve davacının yaşlılık aylığının eksik ödendiğinin tespiti ve fark aylıklarının tahsili davasını açmakta haklılığı saptanmış olmakla birlikte, davalı kurum lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki; bu aykırılığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, karar bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5032, K. 2012/9256, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama