KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5466 E., 2012/9770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 248-815
Karar Metni
688 kelime·3 dk okuma
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan peşin sermaye değerli gelirin, 506 sayılı Yasanın 10-26-87. maddeleri ile Borçlar Kanunu’nun 50-51. maddeleri gereğince davalılardan tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ile, davalılardan... İnş. ve Taah. Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava konusu edilen gelirlerin bağlanmasına neden olan iş kazası, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, ihale ile yollardaki korkulukların, alt ve üst geçitlerin bakımı ve yenilenmesi kapsamında... İnş. Ltd. Şti. ünvanlı işverene ihale etmiş, bu şirketde taşeron olarak, işi, ... Boya Kimya İnş. Tekstil İnş. ve Yapı Malz. San. Ltd. Şti.’ne vermiş, kazalıda bu şirketin işçisidir. Kazalı, bir taraftaki korkulukları boyamış, diğer taraftaki korkulukları boyamak için karşıya geçerken sürücüsünün ... olduğu aracın çarpması sonucu vefat etmiştir.
Asliye Ceza mahkemesinde görülen ceza davasında sanık sürücü kusursuz bulunarak beraatine karar verilmiş, kesinleşip kesinleşmediği sorulmamış, kazalının mirasçıları tarafından davalı şirketler yanında Belediye Başkanlığı aleyhine açılan tazminat davasında da davalılar %35 kusurlu bulunarak, bunun %10’u İstanbul Büyükşehir Belediyesine, %15’i taşeron... İnş. ve Taah. Tic. Ltd. Şti.’ne, %40’ı da ... Boya Kimya İnş. Tekstil ve Yapı Malz. San. Ltd.
Şti’ne verilmiş, aynı olay nedeniyle sigorta şirketinin kazalının mirasçıları hakkında açtığı davada kazalının işvereni %80, kazalı %20 kusurlu bulunmuş, iş bu dosyada alınan kusur raporunda ise, davalı iki şirketin müştereken %90, kazalının %10 kusurlu olduğu kanatine varılarak, 506 sayılı Yasanın 10. maddesinin varlığı da kabul edilmekle %95 kusur üzerinden, talep oranını gözeterek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Belediyenin ise, ihale makamı olduğu gerekçesi ile hükme esas alınan kusur raporunda kusur verilmediği görülmüştür.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 87.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere taşeron; bir işte ya da bir işin bölüm veya eklentilerinde asıl işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3.kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir. İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde ya da bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenlerde asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş yada işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatına sahip olunmasıdır. 506 sayılı Kanunun 26/2 maddesi kapsamında 3. kişinin rücu alacağından sorumluluğu ancak kasdi veya kusurunun varlığı halinde mümkündür. Bir başka ifade ile 3. kişi sadece anılan maddede öngörülen sayılı ve sınırlı durumlarda rücu alacağından sorumlu olup kusursuz sorumluluğu caiz değildir.
Sıralanan özelliklere göre, dava dışı Belediye’nin asıl işveren, yada, 3. kişi olarak sorumluluğu bulunup bulunmadığı araştırılarak , diğer davalılar ile, kazalının kusur oran ve aidiyeti hakkında oluşan mevcut çelişki de giderilerek, tarafların kanıtları toplandıktan sonra, iş kazasının gerçekleşmesine etken kusurlu davranışlar ve kusur oranlarının tespiti amacıyla, uzman bilirkişi kurulundan, iş kazasının önlenebilmesi için alınması gereken önlemlerin alınıp alınmadığı; alınan önlemlere sigortalı tarafından uyulup uyulmadığı konusunda yargısal denetime elverir irdeleme içeren, çelişkiden uzak içerikli bilirkişi raporu alınarak;
rapordaki yaklaşımın, tarafların itirazları ve dosyadaki kanıtlar ışığında değerlendirilmesiyle hükme varılması gereği üzerinde durulmaksızın, kusur aidiyeti konusunda eksik incelemeyle sonuca varılması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de; davacı dava dilekçesinde bir oran belirtmeyip miktar olarak talepte bulunduğuna ve talep edilen rakamın ilk peşin değerli gelirin kabul edilen kusur karşılığı içinde kalmasına göre, talebin tamamının kabulü gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmiş olması, isabetsizdir.
O halde, davacı Kurum ile, davalılardan... İnş. ve Taah. Tic. Ltd. Şti. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hükmü temyiz etmeyen diğer davalı yönünden davacı Kurum lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilerek bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5466, K. 2012/9770, 28 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama