KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5513 E., 2012/10214 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 28-453
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, konu kalmadığından karar verilmesine yerolmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
1-)03.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesi gereğince; anlaşmazlığın, davanın konusuz kalması nedeniyle; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilmesi halinde tarifede yazılı ücretin yarısı, ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada giderilmesi durumunda tamamı avukatlık ücreti olarak belirlenir.
12. maddesi gereğince, hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.
İnceleme konusu davada; anlaşmazlığın, para alacağına ilişkin ve konusuz kalması gerekçesiyle kanıtların toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önceki aşamada giderilip nihai hükmün kurulduğu gözetildiğinde; dava konusu üzerinden hesaplanan avukatlık ücretinin yarısı olan 3.296,09 TL. yerine maktu avukatlık ücretine karar verilmiş olması;
2-)5502 sayılı Kanunun 36. maddesi gereğince sadece davalı Kurumun harçtan muaf olduğu ve HUMK. 94. madde gözetilmeksizin, başvuru ile Karar ve ilam harcına hükmedilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenleridir.
Ne var ki, bu aykırılıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Yasasının geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasasının 438. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5513, K. 2012/10214, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama