KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5640 E., 2012/9346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 892-49
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Davacı, 506 sayılı Yasa kapsamında bağlanmış yaşlılık aylığı üzerine konulan haczin kaldırılmasını istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava dışı... İnş. Ltd. Şti.’nin ödenmeyen prim borçlarından kaynaklanan Kurum alacaklarının tahsili amacıyla yapılan 2003/ 12174 tev. sayılı takip nedeniyle, şirket aleyhine düzenlenen ödeme emrinin tebliği ve sonrasında yapılan çeşitli işlemler ile tümüyle sonuç alınamadığından, şirket ortağı olduğundan bahisle davacının yaşlılık aylığı üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır.
6183 Sayılı Kanunun 54. maddesi hükmü uyarınca süresinde ödenmeyen amme alacağı tahsil dairesince cebren tahsil olunur. Amme borçlusunun borcuna yetecek miktarda mallarının haczedilerek paraya çevrilmesi de maddede belirtilen cebren tahsil şekillerinden birisidir. Bu bağlamda borçtan dolayı cebren tahsile geçmeden önce anılan Kanunun 55. maddesi hükmünde öngörülen bilgilerin tümünü içeren bir ödemeye çağrı yazısının, “ödeme emri” nin tebliğ edilmesi yasal zorunluluktur. Bir başka ifade ile kamu alacağı için “ödeme emri” çıkarılmadan haciz uygulanması ve diğer cebren tahsil yollarına başvurulması kanuna aykırıdır.
Somut olayda da; 21.4.2010 tarihli haciz yazısında belirtilen 2003/ 12174 tev. sayılı takip nedeniyle davacıya ödeme emri tebliğ edilip edilmediği, böylece şirketin borçları nedeniyle davacı hakkında kesinleşen bir icra takibinin bulunup bulunmadığı irdelenmeksizin yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde davacının vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5640, K. 2012/9346, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama