KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5775 E., 2012/9239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 689-195
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma
Dava, 17.05.1984 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince sigortalı olduğunun ve 5510 sayılı Yasanın geçici 24. maddesinden yararlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacı; 10.09.1997 tarihli giriş bildirgesi ile oda kaydına dayanılarak 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak 22.03.1985 tarihinden itibaren tescil edilmiş ve bu tescil davacıya bildirilmiş, daha sonra Kurum tarafından 14.05.1998 tarihli yazı ile girişi iptal edilmiş, bu iptal kararı da davacıya bildirilmiştir. Daha sonra, 09.07.1998 tarihli tutanakla da, 14.05.1998 tarihli tutanağa itibar edilmemesi gerektiği, 21.07.1998 tarihinde davacıya bildirilmiştir.
Davacı, 30.09.1997 tarihinden 30.09.1998’e kadar, 09.06.2000 tarihinden 31.08.2006 tarihine kadar primlerini ödemiş, 31.07.2008 tarihli sigortalı bilgilerinde de davacının hizmetinin 23 yıl 4 ay 9 gün olduğu belirlenmiştir.
Davacının 22.03.1985 tarihinden başlayan ve sigortalılığın başlamasına neden olan oda kaydının usulsüz olduğu gerekçesi ile sigortalılığı iptal eden ve daha sonra da usulsüz olmadığı kanaati ile iptale ilişkin Kurum işlemini kaldıran, Kurum işlemine güvenerek primlerini düzenli olmasa da ödeyen davacının, Medeni Kanunun 2.maddesindeki evrensel iyi niyet kuralından yararlanması asıl olup, mahkemece davacının 17.05.1984-22.03.1985 tarihleri arasına ilişkin ret kararı 1479 sayıl Yasanın 24-25.maddelerine göre yerinde ise de, 22.03.1985 tarihi sonrasına ilişkin ret kararı belirtilen gerekçelerle isabetsiz olup, anılan dönemin kabulü gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi isabetsizdir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5775, K. 2012/9239, 21 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama