KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5902 E., 2012/20485 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş) Mahkemesi
- No
- 2007/208-2011/56
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Davacı, iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitini istemiştir.
Mahkemece, kararında belirtildiği şekilde, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davacının, 19.10.2000 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı almaya hak kazandığını, 19.10.2000-07.06.2007 tarihleri arasında almış olduğu aylığın, 11/1990-09/2006 tarihleri arasında Avusturya'da fiilen çalıştığı ve çalışmasının halen devam ettiği, Avusturya'da fiili olarak çalıştığı sürede Kuruma tabi zorunlu veya isteğe bağlı sigortalı olarak kabulünün mümkün olmadığı gerekçesiyle, davalı Kurum tarafından iptal edildiği,davalı Kurum işleminin hukuka aykırı olması nedeniyle, söz konusu Kurum işleminin iptali ile, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediği görülmüştür.
Davalı Kurum tarafından, davacıya, 15.08.2000 tarihli tahsis talebine istinaden 01.09.2000 tarihinden itibaren Türkiye'deki 24.1.1974-20.4.1982 ile 22.3.1985- 30.11.1994 tarihleri arasında 6454 gün 1479 sayılı Yasa kapsamında, zorunlu sigortalılık, 20.06.1996-30.06.1996 tarihleri arasında 5 gün 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılık ve 01.10.1996-30.03.2000 tarihleri arasında 1260 gün 506 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olmak üzere toplam 7719 gün olan hizmetleri dikkate alınarak yaşlılık aylığı bağlandığı,davacıya ait,
Avusturya Sigorta merciinden alınan hizmet cetvelinde 01/09/2000 tarihinden itibaren fiilen çalıştığı, Avusturya'da 01.11.1990-30.11.1994 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin bağkur hizmetleri ile, 26.06.1996-30.03.2000 tarihleri arasında geçen hizmetlerinin de kuruma tabi isteğe bağlı hizmetleri ile çakıştığından, davacıya bağlanan aylığın bağlandığı 01.09.2000 tarihinden itibaren iptal edildiğinin bildirildiği görülmüştür.
Davacının, Avusturya Sosyal Güvenlik merciinden alınan hizmet cetveline göre; yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu tarihte Avusturya'da fiilen çalışmaya devam ettiğini, 01/11/1990 tarihinde başlayan çalışmanın kesintisiz bir şekilde 2006 yılının 9.ayına kadar devam ettiğini, ayrıca, Avusturya'daki hizmetleri ile çakışan 01.11.1990-30.11.1994 tarihleri arasındaki bağkur hizmetlerinin geçerli sayılamayacağı noktasında, mahkeme kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ne var ki, davacının, yurt dışında çalıştığı 20.06.1996-30.06.1996 tarihleri arasında 5 gün 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığın da Avusturya'daki fiilen çalışması gerekçe gösterilerek iptal edilmesi ve buna bağlı olarak 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığa ilişkin tescili bulunmayan davacının 01.10.1996-30.03.2000 tarihleri arasındaki 1260 gün isteğe bağlı sigortalılığın da geçerli sayılamayacağı noktasında mahkeme kararı isabetli bulunmamıştır.
Mahkemece, yapılması gereken, davacının iddiası doğrultusunda 20.06.1996-30.06.1996 tarihleri arasında Türkiye 'ye de olup olmadığı ve söz konusu 5 günlük çalışmanın fiili olup olmadığının tespiti için, söz konusu işyerinin dönem bordroları Kurumdan celbedilmeli, dönem bordrolarında kayden çalışması gözüken başka çalışan varsa, tanık olarak beyanlarına başvurulmalı ve davacının 20.06.1996-30.06.1996 tarihleri arasında zorunlu sigortalılık hizmetinin var olup olmadığı, hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde araştırılmalıdır.
Mahkemece, yapılan araştırma sonucunda; davacının, 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılık hizmetinin mevcut olduğunun tespiti halinde, 01.10.1996-30.03.2000 tarihleri arasındaki 1260 gün isteğe bağlı sigortalılığın da geçerli sayılacağı göz önüne alınarak, yaşlılık aylığı koşuları bu süreler dikkate alınarak yeniden incelenmeli, 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılık hizmetinin mevcut olmadığı kanaatine varıldığı takdirde, 1479 sayılı Yasanın 35.maddesine kısmi yaşlılık aylığı koşulları irdelenerek varılacak sonuca göre karar tesis edilmesi gerekmektedir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı ve davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5902, K. 2012/20485, 6 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama