KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5930 E., 2012/10946 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 9-66
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Taraf ehliyeti, dava şartlarından olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 38. maddesi taraf ehliyetinin Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre belirleneceğini düzenlemiştir. Türk Medeni Kanununun 8. maddesi ise, her insanın hak ehliyetine sahip olduğu hükmünü içermektedir. Bunun sonucu olarak da medeni haklardan yararlanma ehliyeti olan herkes davada taraf olabilme ehliyetine de sahip olacaktır.
Dava ehliyeti ise, kişinin kendisinin, ya da, yetkili kılacağı temsilcisinin aracılığı ile davayı takip etme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyeti olup, fiil ehliyetinin varlığını gerektirir. Medeni Kanunun 10. maddesine göre ise, ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyeti vardır. Taraf ehliyeti olmasına rağmen, Medeni Kanunun 14. maddesinde belirtildiği üzere, kişinin ayırt etme gücünün bulunmaması veya yaş küçüklüğü, ya da, kısıtlanması nedeniyle dava ehliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde, bu noksanlığın dava içerisinde giderilmesi mümkündür.
Somut olayda; davalının, temyiz dilekçesine eklediği sağlık kurulu raporunda, şizofreni (tedavi ile işlevselliği düzelmeyen ) hastası olduğu belirtilmektedir. Medeni Kanun’un 405 ve 462. maddeleri gereğince davacının vesayet altına alınıp alınamayacağı hususu araştırılmalı, bu konu bekletici mesele yapılmalı, vasi tayini halinde ise,vasiye dava dilekçesi tebliğ edilip savunma ve delilleri tespit edilerek davanın vasi huzuruyla görülmesi gerekir.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular üzerinde durulmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5930, K. 2012/10946, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama