KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/5945 E., 2012/10919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 391-16
Karar Metni
528 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... İnşaat San. Tic. A.Ş ve ... avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, hükmü temyiz eden davacı Kurum ve davalılardan ... Avukatlarının tüm, davalı ... İnşaat San. Tic. A.Ş. avukatının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davanın yasal dayanağı, 506 sayılı Yasanın 10, 26 ve 87. maddeleridir. Mahkemece, davalıların tümünün, anılan Yasanın 26. maddesi ile; davalılardan ... İnşaat San. Tic. A.Ş’nin ise, ayrıca, 10. madde ile sorumlu olacağı belirtilerek karar verilmiştir.
506 sayılı Yasanın 10. maddesinin, 26. maddeye göre uygulama önceliği bulunmaktadır. Anılan Yasa’nın 4447 sayılı Yasa ile değişik 9. maddesine göre; işveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak gönderilmekle yükümlüdür. İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başladıkları gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.
506 sayılı Kanunun 9 ve 10. maddelerinin getiriliş amacı; sigortasız işçi çalıştırmayı önlemektir. Sigortalının işe giriş bildirgesinin, aynı işverene ait 506 sayılı Kanunun 74. maddesi kapsamında iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortası primi oranının belirlenmesi bakımından tehlike ağırlığı aynı olan ve fiilen çalıştığı işyerinden değil de, diğer işyerinden yasal süre içinde Kuruma verilmesi durumunda; sigortalının Sosyal Sigortalar Kurumunca takibi ve kimliğinin tespiti mümkün hale geldiği gibi, sigortalı bu suretle Sosyal Güvenlik şemsiyesi altına da girmiş bulunduğundan; artık işverenin Sosyal Sigortalar Kanununun anılan maddelerinde öngörülen yasal koşulların gerçekleştiğinden bahisle, Kurumun rücu alacağından sorumlu tutulması mümkün değildir.
Somut olayda; davacı Kurum müfettişi tarafından düzenlenen raporda, sigortalının davalı işverene ait başka bir işyerinden 05.04.2006 tarihinde işe girdiği bildirimi içeren işe giriş bildirgesinin verildiği, daha sonra, 13.04.2006 tarihli çıkış bildirgesi verilerek, aynı gün kazanın meydana geldiği işyerine ait 101... sicil nolu işyerinden, 13.04.2006 tarihinde işe girdiği bildirimini içeren işe giriş bildirgesinin adi posta ile, 13.04.2006 tarihinde postaya verildiği ve 14.04.2006 tarihinde Kuruma intikal ettiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, öncelikle, davaya konu olayda, sigortalının davalıya ait her iki işyeri dosyası ve her iki işe giriş bildirgesi celbedilerek, her iki işyerinin tehlike sınıf ve derecelerinin aynı olup olmadığı, davacının ilk bildirim ile, ikinci giriş bildirimi arasında çalışmaya ara verip vermediği saptanmalı, şayet, her iki işyeri dosyasının da inşaat işyeri olduğu ve ara vermeksizin çalışıldığı ve iş kazasından önce ilk işe giriş bildirgesinin Kuruma intikal etmiş olduğu saptanacak olursa, 10. maddenin uygulama yeri bulunmadığının kabulü gerekir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalı şirket avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/5945, K. 2012/10919, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama