KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/6661 E., 2012/10271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 49-1062
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma
Dava, davalının eşinden boşanmasından sonra babasının sigortası üzerinden aldığı ölüm aylıklarının boşanmaya rağmen eşi ile birlikte yaşadığı gerekçesi ile ödenenlerin tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali takibin devamı istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddi ile 1.073,56 TL alacağın tahsiline ilişkin icra takibine yapılan itirazın iptali talebinin reddine karar verilmiş; 14.12.2010 günlü karar davacı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2010 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.430,00 YTL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. Maddesi delaleti ile 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece davacı talebinin reddine karar verilen 1.073,56 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması kabul edilen miktar itibariyle mümkün değildir. Hal böyle olunca davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/6661, K. 2012/10271, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama