KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/709 E., 2012/13301 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 1592-742
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma
Davacılar, murisleri ... 'ın , 05.04.2004 tarihinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve bu tarihte bir günlük çalışma süresinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde konusu kalmayan istek hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
Hükmün, davacılar avukatı ve davalılardan ... Tekstil A.Ş ve davalı Kurum avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Mahkemece, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilebilmesi için uyuşmazlık konusu çekişmenin ortadan kalkması, başka bir anlatımla; her iki tarafında davanın esası hakkında karar verilmesinde hukuki yararının kalmamış olması gerekir.
Dosya incelendiğinde; 05.05.2008 tarihli SGK müfettiş raporunda, muris ...'ın 05.04.2004 tarihinde, SGK kapsamında, davalılardan ... Ltd. Şirket işyerinde çalıştığı tespit edilmiş olup, bu tespit gereği, re'sen davalı şirketçe 05.04.2004 tarihinden geçerli olmak üzere, ...'ın sigorta kaydı yapıldığı, aynı raporda; davacılar murisinin geçirdiği 05.04.2004 tarihli olayın, iş kazası olduğunun tespit edildiği ve mahkemece , bu raporlara istinaden, dava, konusuz kaldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bir sosyal sigorta olayının, iş kazası sayılıp sayılmaması, işverenin dahi hak alanını ilgilendirir. Davalı ... Anonim Şirketinin, davacının kendi işçisi olmadığını , diğer davalı ... Ltd. Şirketi ile aralarında asıl işveren- alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, fabrika binasının sundurmasının yapımı işini anahtar teslimi suretiyle işin ... Ltd. Şirketi 'ne verildiğini iddia etmesi karşısında, iş bu davada, ... Tekstil Anonim Şirketi yönünden davanın konusuz kaldığından bahsedilemez.
Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanunun 87.maddesi hükmünde tanımlandığı üzere taşeron; bir işte ya da bir işin bölüm veya eklentilerinde asıl işverenden iş alan ve kendi adına sigortalı çalıştıran 3.kişidir.
Asıl işveren taşeron ilişkisinin varlığı için öncelikle işin başka bir işverenden alınmış olması, bir başka ifade ile asıl işverenin işverenlik sıfatına devredilen iş dolayısıyla sahip olması, asıl işyeri ya da işyerinden sayılan yerlerde kendi adına işçi çalıştırıyor olması gerekir.
İşin belirli bir bölümünde değil de tamamının bir bütün halinde yada bölümlere ayrılarak başkalarına devredildiği, işten bu yolla tamamen el çekildiği, sigortalı çalıştırılmadığı için işveren sıfatının haiz olunmadığı durumda ise, bunları devralan kişiler alt işveren, devredenlerde asıl işveren olarak nitelendirilemeyecektir.
Aracı sıfatının kazanılmasında diğer koşullar ise, asıl işverenden istenilen işin, asıl iş yada işyeriyle ilgili işin bir bölümünde veya işyeri eklentilerinde alınmış olması ve bu işte işi alanın kendi işçilerinin çalıştırılması ve bu nedenle de işveren sıfatın sahip olunmasıdır.
Yukarıdaki bilgiler ışığı altında , mahkemece, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı ... Anonim Şirketinin, 506 sayılı Yasanın 87.maddesi uyarınca asıl işveren sıfatıyla sorumluluğunun ilerde açılacak tazminat davasında sözkonusu olması ihtimaline göre, iş kazası olgusunun tesbiti için, bunlar yönünden gösterecekleri bütün deliller toplanmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar tesis edilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar avukatı ve davalılardan ... Tekstil A.Ş ve davalı Kurum avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/709, K. 2012/13301, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama