KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/7343 E., 2012/10391 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi
- No
- 241-10
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Dava, 11.05.2004-22.10.2004 ve 09.05.2005-22.08.2005 ve 03.07.2006-03.01.2007 ve 26.03.2007-02.04.2009 arası dönemlerde davalı Belediyede, hizmet akdine dayalı olarak geçen ancak Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkeme, istek gibi davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı Kurum avukatı ile davalı ... avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgelere göre; 01.03.1966 tarihinde kapsama alınan davalı iş yerinden, düzenlenmiş giriş bildirgesi ya da çalışma bildiriminin bulunmadığı, taleple çakışan biçimde başka iş yeri çalışmalarının olmadığı, dinlenen davacı tanıklarınca, davacının çöpçü olarak beş altı yıl çalıştırıldığının ifade edildiği, davalı tanıklarınca ayda birkaç kez, resen dinlenen tanıkların ise ihtiyaç olduğu zamanlarda yevmiyeli olarak çalıştırıldığının beyan edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının çalışmalarının geçtiğini ileri sürdüğü işyeri bir kamu kuruluşuna aittir. Kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesi ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılması asıldır.
Böyle olunca; davacının, kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenle bildirim dışı kaldığı gereğince ve yeterince araştırma konusu yapılmalı, davalı Belediyenin 08.02.2010 tarihli cevabi yazısında; davacının iş yoğunluğunun gerektirdiği hallerde yevmiyeci olarak çalıştığı ve harcama pusulası ile yapılan ödeme evraklarının gönderildiği belirtilmiş ise de söz konusu evrakların dosyada olmadığı anlaşılmakla, anılan evrakların celbi sağlanmalı, yine yoklama memuru denetim evrakları davalı Kurumdan istenerek dosyaya eklenmeli, mahkemece resen belirlenen bordro tanıkları dinlenerek,
ayrıca daha önce dinlenen tanık beyanları arasındaki çelişkiler de giderilmek suretiyle, davacının davaya konu dönemler içindeki fiili çalışmalarının varlığı ve süresi hiçbir kuşku ve duraksamaya meydan vermeyecek biçimde belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece, belirtilen maddi ve hukuki esaslar göz önünde tutulmadan ve eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurum avukatı ile davalı ... avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7343, K. 2012/10391, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama