KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/7488 E., 2012/10272 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 632-138
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma
Dava, ödeme emri tebliğ edilemeyip daha sonra haricen öğrendiği prim borcuna dayalı icra takibinin iptali ile lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 669,85 TL alacağın tahsiline ilişkin ödeme emrine konu borca takibin iptali talebinin kabulüne karar verilmiş; 22.03.2011 günlü karar davalı Kurum tarafından temyiz edilmiştir.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2011 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki temyiz (kesinlik) sınırını 1.540,00 YTL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının alacağın tamamı gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde kabul ve reddedilen miktarların esas alınması 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. Maddesi delaleti ile 1086 sayılı HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, yerel mahkemece davacı talebinin kabulüne karar verilen 669,85 TL alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması kabul edilen miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/7488, K. 2012/10272, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama