KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8287 E., 2012/13268 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (iş) Mahkemesi
- No
- 277-1098
Karar Metni
424 kelime·2 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalılardan ... (ölü) mirasçıları avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu.
Davacı Kurum, kesinleşen ilk rücu davasında hükmedilen miktar dışında, ana paraya ilişkin bakiye Kurum alacağının 55.730,99 TL olarak 27.12.2005 tarihinde haricen tahsil edildiğini belirterek, iş bu davada; ana paranın haricen tahsil edildiği 27.12.2005 tarihine kadar işleyen 80.200,69 TL faiz alacağının tahsilini istemiştir.
1-) Dosyadaki yazılara,toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2-) Davalı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
5510 sayılı Yasanın 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 10 ve 26. maddeleridir.
Anılan maddedeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptaline karar verilmiş olması; karşısında, ilk peşin değerli gelirlerin, tazmin sorumlularının kusuruna isabet eden miktarıyla sınırlı şekilde hüküm kurulması gerekir.
Eldeki davada, ilk peşin değerli gelir (sosyal yardım zammı dahil) 172,53 TL, geçici iş göremezlik ödeneği 8,63 TL, tedavi gideri 5,79 TL olmak üzere % 100 Kurum zararı toplamının 186,95 TL olduğu; kesinleşen ilk rücu davasında toplam 135,16 TL'nin hüküm altına alındığı, bu miktara ilişkin işlemiş faizin de 614,10 TL olduğunun Kurum tarafından belirtildiği.
18.06.2010 tarihli bilirkişi raporunda ana paraya ilişkin bakiye alacak miktarının 36,84 TL, işlemiş faizin ise 182,98 TL olduğu belirtildiği halde, davalı işveren tarafından 27.12.2005 tarihinde Kuruma haricen 55.730,99 TL ödeme yapıldığı,
böylelikle işveren tarafından kısmen ilama dayalı, kısmen de haricen yapılan ödeme nedeniyle, davacı Kurumun yukarıda anılan iptal kararından sonra açtığı iş bu davada, davalılardan gerek 10. madde, gerekse 26. madde kapsamında talep edebileceği bakiye herhangi bir Kurum zararı bulunmadığından 18.06.2010 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davalılardan ... (ölü) mirasçıları vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8287, K. 2012/13268, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama