KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8451 E., 2012/14452 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 8-236
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma
Dava, idari para cezasının tahsili amacıyla 2008/11552 takip sayılı dosyadan gönderilen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle davanın reddine dair 12.04.2011 günlü karar verilmiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
21.07.2004 gün ve 25529 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, öngördüğü istisnalar dışındaki hükümleri yayım tarihinde yürürlüğe giren, 14.07.2004 tarih ve 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” ve ayrıca 5236 sayılı Kanun; katsayı artışı da uygulanmak suretiyle bu kanunların yürürlük tarihinden sonra yerel mahkemelerce verilen hükümler yönünden 2011 yılı için 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427.maddesindeki (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesinde yer alan 1086 sayılı Kanunun temyizi ilişkin hükümlerinin uygulanmasının gerektiğine ilişkin düzenleme gereğince) temyiz (kesinlik) sınırını 1.540 TL olarak değiştirmiştir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde alacağın tamamının gözetilmesi; tamamı dava edilen bir alacağın kısmen kabulünde ise, temyiz (kesinlik) sınırının belirlenmesinde, kabul ve reddedilen miktarların esas alınması, HUMK'nun 427. maddesi hükmü gereğidir.
Somut olayda, ödeme emrine konu toplam 1.292,30 TL’lik alacak tutarı, yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğundan, anılan karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmolunan miktar itibariyle mümkün değildir.
Hal böyle olunca, taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinin miktar itibariyle kesinliği nedeniyle reddi gerekir.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8451, K. 2012/14452, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama