KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8459 E., 2012/13469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 534-951
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Dava, teminat mekubunun prim borcu nedeniyle nakde çevrilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ve bu nedenle teminat mektubu bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya kapsamına göre, davacı şirketin ve... Konsorsiyumunun, davalı ... AŞ'den "... Tesisi Konverter Gaz Soğutma Sistemi Montaj" işini aldığı, 09.09.1999 tarihinde geçici kabule yapılan işin 1999 Aralık ayında bitirildiği, kesin kabul tarihinin ise 28.01.2000 tarihi olup, 30.06.1999 ile 24.12.1999 tarihleri arasında toplam 838.000 ABD Dolarının hakediş olarak ödendiği, Kurum tarafından davacıya ait 223630 sicil numaralı işyerinin prim borçları nedeniyle, ... Bakır İşletmeleri AŞ'den teminat mektubunun nakde çevrilmesinin talep edilmesi üzerine, ... Bakır İşletmeleri AŞ tarafından nakde çevrilerek, 12.07.2005 tarihinde, 83.800 ABD Doları karşılığı olan 112.576,92 TL'nin Kurum hesabına gönderildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 83. maddesidir. Anılan maddede belirtilen genel ve katma bütçeli kuruluşlar, sermayesinin en az yarısı genel ve katma bütçeli kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan kuruluşlar ile il ve belediyelere ait olan teşekkül ve müesseseler, kamu iktisadi kuruluşları ve bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri, kanunla ve kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurum ve kuruluşlar ile döner sermayeli kuruluşların; ihale ile yaptırılan her türlü işleri üzerine alanları ve adreslerini Kuruma bildirmekle yükümlü oldukları düzenlenmiş, sigorta primlerinin hakedişlerden mahsubu yapılmak suretiyle ödenmesinin esas olduğu kabul edilmiştir.
Dava konusu işlemin, yani, teminatın nakde çevrildiği tarihte yürürlükte bulunan 08.04.1989 tarih, 20133 sayı ile Resmi Gazetede yayınlanıp yürürlüğe giren "Sigorta Primlerinin Hakedişlerden Mahsup Edilmesi ve Ödenmesi İle Kesin Teminatların İadesi Hakkında Yönetmelik"in 6. maddesinde; " İhale konusu işle ilgili işverenin Kuruma prim ve gecikme zammı borcu bulunmadığına dair ilişiksizlik belgesi getirilmedikçe kesin teminatın iade edilmez" hükmü getirilmiş, 3. fıkrasında.
"Borcun mevcut olduğunun anlaşılması halinde ise, niteliği ve miktarı tespit edilerek on beş işgünü içinde idareye bildirir ve ilgilinin varsa hakedişinden, yoksa teminatından kesilerek Kurum hesabına yatırılmasını ister. İdare, bu yazının alındığı tarihten en geç on beş işgünü içinde kesintiyi yapmak ve Kurum hesabına yatırmak zorundadır" denilmiştir.
Kurum tarafından gönderilen, 28.12.2009 tarihli yazıya göre, davacıya ait işyerinin, 1998/11 ile 2002-4. aylara ait prim borçlarının ödenmemesi nedeniyle, 2001/5289-5290, 2002/2019-2020-3123-3112-2371 sayılı icra takip dosyalarının bulunduğu ve, teminatın nakde çevrilmesi nedeniyle gönderilen paranın 2002/2019 sayılı icra takip dosyasına aktarıldığı bildirilmiştir.
Anılan yasa maddesi ve buna göre çıkarılan yönetmeliğin amacı, ihale konusu iş ile ilgili prim borcunun ödenmesini garanti almak olup, işverenin başka işyerleri veya üstlendiği başka işlerle ilgili olan prim borçlarını kapsamamaktadır Dolayısı ile, davada öncelikle çözülmesi gereken husus, davacının ihale konusu iş ile ilgili prim borcu olup olmadığı noktasıdır.
Davacıya ait tek işyeri bulunmakta olup, ihale konusu işlerin de aynı işyeri çalışanları tarafından yürütüldüğünün sigorta müfettişi tarafından saptanması nedeniyle, dava konusu işle ilgili geçici işyeri dosyası açılmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacıya ait işyeri hakkında yürütülmekte olan tüm icra takip dosyaları getirilmeli, icra takip dosyalarındaki prim borç dönemleri ve bu borçların hangi çalışanlara ilişkin olduğu işe ne zaman başlandığı, hangi çalışanlarla yürütüldüğü, geçici kabulden sonra işçi çalıştırılıp çalıştırılmadığı, hak ediş ödemelerinin ne şekilde yapıldığı, ödemelerden önce, ilişiksizlik belgesi verilip verilmediği saptanmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8459, K. 2012/13469, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama