KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8462 E., 2012/14455 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 512-18
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Davacı, davalı işverene ait işyerinde 01.03.2001-30.04.2005 tarihleri arasında Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının ve asgari ücretin 100 TL üzerinde ücret ödendiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı Avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Davanın 5510 sayılı Kanunun 4/I-a bendi kapsamındaki sigortalılara ilişkin olduğu, geçiş hükümlerini içeren aynı Kanunun Geçici 7. maddesi hükmü gözetildiğinde, davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir.
Anılan Yasanın 6. maddesinde ifade edildiği üzere “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve feragat edilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi karşısında, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davaların, kamu düzenine ilişkin olduğu, bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğunun gözetilmesi zorunludur.
Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak her türden kanıtın toplanabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
Dava konusu somut olayda davacı; davalıya ait işyerinde süt ürünlerinin dağıtım işinde şoför olarak çalıştığını iddia etmiş olup, davalı işverene ait 363... sicilli işyerinden 27.12.2002-10.02.2003 tarihleri arasında 47 günlük çalışmasının Kuruma bildirildiği, trafikte davalı işveren adına kayıtlı olduğu anlaşılan 34 ... 29 plakalı kamyoneti kullanırken 01.06.2002 ve 34 .. 4803 plakalı kamyonu kullanırken 13.12.2003 tarihlerinde davacı adına trafik ceza tutanaklarının düzenlendiği anlaşılmıştır.
Mahkemece; davalı işveren adına kayıtlı araçları kullanırken trafik ceza tutanakları düzenlenmiş ise de, belgelerin başka delillerle desteklenmediği gerekçe gösterilerek hizmet tespiti talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacının, Kuruma bildirim yapılan dönemden önce ve sonra davalı adına kayıtlı araçları kullandığına ilişkin yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olup, iş bu yazılı belgelerin aksinin, davalı işveren tarafından eşdeğer delillerle kanıtlanmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; trafik ceza tutanakları esas alınarak, bu tutanaklar arasında kalan sürelerde davacının davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığının kabulü gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın tümden reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8462, K. 2012/14455, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama