KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8502 E., 2012/12593 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 752-307
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün, davacı Kurum ve davalı ... Tur. Gıda Eğit. Güv. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri ile davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşılmakla, Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu.
Davacı Kurum, iş kazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirler nedeniyle uğranılan Kurum zararının 506 sayılı Kanunun 26. maddesi uyarınca davalılardan rücuan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davaya konu sürekli iş göremezlik geliri; zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının meslekte kazanma gücünü en az % 10 oranında yitirmiş olması halinde, sağlanan bir sosyal sigorta yardımı niteliğindedir. Buna bağlı olarak, sigortalının, gelir almakta iken sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasını gerektiren iş göremezlik derecesinin tamamının ortadan kalkması veya % 10 oranının altına düşmesi halinde, bağlanan gelir kesildiği gibi, söz konusu iş göremezlik derecesi bağlanan gelir miktarını doğrudan etkilemektedir.
Davanın, yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26. maddesindeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı Kararı ile Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, sadece, halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı ya da hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olup, iş göremezlik derecesinin tespitini gereksiz kılan herhangi bir etkisi söz konusu değildir.
Davacının davalı şirkette temizlik ve çöp toplama işinde çalışırken, 29.11.2000 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu kafasından darbe alarak yaralandığı, S.B.
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce sigortalı adına düzenlenen 24.05.2005 ve 06.06.2005 tarihli çıkış formuna istinaden sigortalının pasttravmatik-post operatif epilepsi-hidrosefali rahatsızlığı nedeniyle maluliyet oranının artma kaydıyla % 31 olduğu belirtilerek, 01.10.2005 tarihinden itibaren gelir bağlandığı, davacı Kurum tarafından da sigortalıya % 31 oranı üzerinden bağlanan gelirlerin tahsilinin istendiği iş bu davada; sırasıyla Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan alınan 18.04.2003 tarihli raporda maluliyet gerekmediğinin.
Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi'nden alınan 31.05.2004 tarihli raporda iş kazası sonucu ağır düzeyde psikiyatrik bozukluk tespit edildiğinin ve beden çalışma gücünün en az 2/3'ünün kaybetmiş sayılacağının; yine Adli Tıp Kurumu aynı İhtisas Dairesi'nden alınan 27.06.2007 tarihli ve Adli Tıp Genel Kurulu'ndan alınan 27.09.2007 tarihli raporlarda yapılan muayene sonucunda önceki raporda belirtilen bulguların zail olduğu tespit edildiğinden maluliyet oranı tayinine mahal olmadığının, iyileşme süresinin iki yıla kadar uzayabileceğinin ve bu süre zarfında mesleğini icra edemeyeceğinin.
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Dairesi'nden alınan 18.02.2008 tarihli raporda sigortalının halen fiil ehliyetine haiz olduğunun, akıl hastalığı sebebiyle medeni hakların kısıtlanmasının gerekli olmadığının; en son Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu'ndan alınan 12.02.2010 tarihli raporda ise E cetveline göre maluliyet oranının % 32,20 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu, Adli Tıp Kurumu İlgili Daireleri, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan alınan raporlar arasında meydana gelen çelişki nedeniyle, bu çelişkinin giderilmesi amacıyla aldırılan raporlar arasındaki mübayenetin nereden kaynaklandığı ve sebepleri konusunda bir değerlendirmeyi içermemesi karşısında; üst düzeydeki bu kuruluşlar arasındaki görüş farklılığının, bir de Üniversitelerin Tıp Fakültelerinin konuya ilişkin Anabilim Dalı uzmanlarından oluşturulacak kurullardan aldırılacak rapor ile giderilmesi,
ayrıca aldırılacak raporda sigortalı ...'nun, pasttravmatik-post operatif epilepsi-hidrosefali rahatsızlığı ile 29.11.2000 tarihli iş kazası arasında illiyet bağının olup olmadığının da belirtilerek, sigortalının sürekli işgöremezlik kaybına uğramasına neden olacak şekilde davaya konu işyerinde işkazası geçirip geçirmediği kuşku ve şüpheden uzak biçimde aydınlatılarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ve davalı ... Tur. Gıda Eğit. Güv. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri ile davalı ...'in bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8502, K. 2012/12593, 26 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama