KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/8562 E., 2012/12764 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 213-389
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Mahkeme, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davacı ve davalı avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dava, işkazası sonucu sürekli iş göremezlik durumuna düşmesi üzerine sigortalıya yapılan sosyal sigorta yardımlar nedeniyle uğranılan kurum zararının, davalıdan 506 sayılı Kanunun 9, 10. ve 26.maddeleri gereğince, rücuan tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, davalının 10. maddeye göre sorumlu olup olmadığı noktasında herhangi bir araştırma yapılmaksızın, 10. maddeye göre sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
506 sayılı yasanın 9. maddesi - (Değişik : 25.08.1999 - 4447 / 12 md. Y.T. 08.09.1999) ''İşveren çalıştıracağı kimseleri, işe başlatmadan önce örneği Kurumca hazırlanacak işe giriş bildirgeleriyle Kuruma doğrudan bildirmekle veya bu belgeleri iadeli-taahhütlü olarak göndermekle yükümlüdür.
İnşaat işyerlerinde işe başlatılacak kimseler için işe başlatıldığı gün Kuruma veya iadeli-taahhütlü olarak postaya verilen işe giriş bildirgeleri ile Kuruma ilk defa işyeri bildirgesi verilen işyerlerinde işe alınan işçiler için en geç bir ay içinde Kuruma verilen veya iadeli-taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgeleri de süresi içinde verilmiş sayılır.(Ek : 14.07.1999 - 4410 / 1 md.) Dışişleri Bakanlığının sigortalı olarak yurtdışı göreve atanan personeli için işe giriş bildirgeleri ise, Kuruma en geç üç ay içinde gönderilir. ''düzenlemesini öngörmektedir.
Anılan yasanın 10. maddesine göre ise 9. maddede öngörülen işe giriş bildirgesini süresinde Kuruma intikal ettirmeyen işverenler hakkında 26. maddede öngörülen sorumluluk halleri aranmaksızın, zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle Kurum tarafından bağlanan gelir ve harcamanın işverenden tahsil edileceğini düzenlemiştir.Yani, davalı işverenin 506 Sayılı Kanunun 25.08.1999 tarih ve 4447 Sayılı Kanunun 2.maddesiyle değiştirilen ve 08.09.1999 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 9 ve 10.maddesi hükmüne göre rücu alacağından sorumluluğu için; işe giriş bildirgesinin sigortalının, işe başlatılmasından önce verilmemiş olması ve zararlandırıcı sigorta olayının da işe giriş bildirgesinin kuruma verilmesinden sonra meydana gelmemesi gerekir.
Davalıya ait işyerinin Kuruma tescil edilerek işyeri dosyası açılıp açılmadığının araştırılması bu kapsamda işyeri bildirgesi verilip verilmediği Kurumdan sorulmalı, davalıya ait işyerinin hangi tarih itibarıyla 506 sayılı Yasa kapsamına alınması gerektiğinin belirlenmesi gerekmektedir.Diğer taraftan işverenlik tarafından sigortalıya ait işe giriş bildirgesinin Kuruma verilip verilmediği araştırılmalı, şayet verilmiş ise celbedilmeli ve Kuruma intikal tarihi tespit edilmelidir.Ayrıca sigortalının davalı işverene ait işyerinde işe başladığı tarihte saptandıktan sonra,
506 sayılı Yasanın 9. ve 10.maddesi hükmündeki koşulların oluşup oluşmadığı tespit edilerek, şayet 10. maddenin uygulama koşullarının mevcut olduğu anlaşılacak olursa, işveren ve 3.kişinin kusurları toplamına sigortalının kusurunun % 50’sini aşmamak üzere yapılacak ilave suretiyle BK 43 ve 44. maddelerine göre hakkaniyet indirimi yapılması gerekmektedir.
Öte yandan, davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanunun 26.maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca, Kurumun rücu alacağı; hak sahiplerinin tazmin sorumlularından isteyebileceği maddi zarar (Tavan) miktarı ile sınırlı iken, Anayasa Mahkemesi’nin, 21.03.2007 gün ve 26649 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 23.11.2006 gün ve E:2003/10, K:2006/106 sayılı kararı ile 26.maddedeki “…sigortalı veya hak sahibi kimselerin işverenden isteyebilecekleri miktarla sınırlı olmak üzere…” bölümünün Anayasaya aykırılık nedeniyle iptali sonrasında, Kurumun 10 ve 26. maddelere dayalı rücu hakkının, yasadan doğan kendine özgü ve sigortalı, ya da,
hak sahiplerinin hakkından bağımsız basit rücu hakkına dönüşmüş olması karşısında, Kurum tarafından gönderilen peşin değer cetvelindeki gelire girme tarihi itibariyle bağlanan gelirin ilk peşin değeri (sosyal yardım zammı da dahil edilerek ) 15.536,97 TL olduğu halde, Sigortalıya bağlanan gelirde kanunlar ve katsayılar nedeniyle meydana gelen artışları da dahil etmek suretiyle hesaplanan miktarın kusur karşılığına hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı Kurum ile davalı avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/8562, K. 2012/12764, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama