KÜNYE
10. Hukuk Dairesi 2011/9000 E., 2012/13289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- No
- 688-173
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma
Davacı, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde isteğin reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosya incelendiğinde; davacının Torbalı Şoförler ve Otomobilciler Odası "mal sahibi şoför olarak” 02.06.1980 tarihli üyelik kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında tescilinin yapıldığı, “nakliyecilik” faaliyetinden dolayı 25.03.1998 ve devam ... vergi kaydı olduğu, İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Memurluğunda 02.06.1997 ve devam ...üyelik kaydı bulunduğu, SSK kapsamında 01.07.1985 - 30.06.1986, 01.05.1987 - 06.09.1987, 01.05.1996 - 28.02.1998 tarihleri arasında toplam 930 hizmet süresinin bulunduğu,
SSK hizmeti dikkate alınarak Kurum tarafından kabul edilen Bağ-Kur hizmeti 22.03.1985-01.07.1985, 01.07.1986-01.05.1987, 07.09.1987-01.05.1996, 01.03.1998 - devam şeklinde olduğu, 10.06.2009 tahsis talep tarihine istinaden 01.07.2009 tarihi itibari ile yaşlılık aylık bağlandığı ve 2010/4 aya kadar aylıkların ödenmiş olduğu, Kurum tarafından, oda kaydı geçersiz sayılarak;
davacının, tescil tarihinin, 02.06.1997 tarihinde başlayan sicil kaydına istinaden SSK çalışmasının son bulduğu 28.02.1998 tarihini takip eden 01.03.1998 olarak düzeltildği ve 9000 gün şartını yerine getirmediğinden aylığının iptal ve davacıdan yersiz ödenen aylıkların tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece; geçmişe dönük tespit yapılamayacağından, 22.03.1985 01.03.1998 arasında zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılamayacağı ve yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin yasal şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının vergide veya Esnaf Sanatkar Sicilinde kayıtlı olmamasına karşın, 02.06.1980 tarihinden bu yana Torbalı Şoförler ve Otomobilciler Odasındaki kaydına dayanarak zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
14.09.1971 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın 79. maddesinde, en az 2 tam yıl bu Kanuna göre sigortalı bulunanların, kendilerine, daha önce malullük veya yaşlılık aylığı bağlanmamış olmak şartiyle, 24 üncü maddede belirtilen sigortalılık niteliğini kaybettiklerinde, Kuruma yazılı olarak istekte bulunmak suretiyle, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına isteğe bağlı olarak devam edebilecekleri hüküm altına alınmış iken, 19.04.1979 gün ve 2229 sayılı Yasa ile yapılan değişiklik ile 24 üncü madde kapsamına girmeyenlerin aynı maddenin a, b,
c fıkralarında sayılanlar dışındakiler ile ev kadınları ve Türkiye’de ikamet eden Türk asıllı yabancı uyrukluların, Kuruma yazılı olarak başvurmak suretiyle isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri belirtilmiş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, bu kez, İsteğe bağlı sigortalılığın, sigortalının tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı, terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tabi olarak çalışmaya başlama ile sona ereceği, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede de;
bu Kanunun 24 üncü maddesinin (I) numaralı bendi kapsamına girmeyenlerden, aynı maddenin (II) numaralı bendinin (a) ve (c) alt bentlerinde sayılanlar dışında kalanların, ev kadınları ve Türkiye'de ikamet eden yabancı uyrukluların talepleri halinde isteğe bağlı sigortalı olabilecekleri, isteğe bağlı sigortalılığın,
sigortalılık tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarih itibariyle başlayacağı ve terk talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte veya diğer sosyal güvenlik kanunlarına tâbi olarak çalışmaya başladığı tarihten bir gün önce veya sigortalının toplam borcunun üç aylık prim ve ceza tutarından fazla olması halinde sigortalının daha önce ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle sona ereceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan yasal düzenlemeler çerçevesinde, davacının, Torbalı Şoförler ve Otomobilciler odası "mal sahibi şoför olarak” 02.06.1980 tarihli üyelik kaydının geçerli kabul edilmesi gerektiği dikkate alınarak, davacının uyuşmazlık konusu dönemde kendi nam ve hesabına çalışmasının bulunup bulunmadığı araştırılmalı;
olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, davacının geçmişe yönelik prim ödemelerinin varlığı karşısında, anılan ödemelerin, ihtilaf konusu dönemde zorunlu sigortalılık süreleri haricindeki isteğe bağlı sigortalılık sürelerini kapsayıp kapsamadığı belirlenmeli, Medeni Kanunun 2. maddesinde düzenlenen iyiniyet kuralları çerçevesinde, Kurumun geçmişe yönelik prim borçlarını tahsil edip uzun süre nemalandırmasından sonra,
anılan döneme yönelik sigortalılığın iptalinin iyiniyetle bağdaşmayacağı gözetilmeli, davalı Kurumun kabul ettiği sigortalılık süreleri için ödenmesi gereken prim borçları dışında davacının ödediği primlerin, yazılı talep olmasa bile, isteğe bağlı sigortalılık iradesi yerine geçtiği gözetilerek, anılan Yasanın yukarıda zikredilen, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile düzenlenen hali de nazara alınarak, davacının 1479 sayılı Yasa kapsamında isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edilmesi gereken süre belirlenmelidir.
Bu çerçevede, davacının sigortalılık süreleri tespit edildikten sonra, tahsis talep tarihi itibariyle kabul edilen sigortalılık süreleri gözetilerek yaşlılık aylığı tahsisi şartları değerlendirilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2011/9000, K. 2012/13289, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama